Suriye Devleti, mantıktan uzak, neye yarayacağı belli olmayan, nereye varacağı belli olmayan, ne amaçla, iradeleri içerisinde mi, iradeleri dışında mı, sonu düşünülerek mi, sonu düşünülmeyerek mi kısaca ne oluğu belli olmayan bir şekilde keşif uçağımızı vurdular. Bu ne cüret!!! Yetmiyormuş gibi arkasından yaptıkları açıklamalar da cabası. Utanmadan, sıkılmadan, korkmadan biz yaptık diyor. Suriye Devletinin haddini bilmez bir şekilde ki eylemine, bizim kültürümüzde benzetmelerle çok tarif yapılıyor, hikayeler, fıkralar anlatılıyor, ancak sonuçta bir devlet bir halkı temsil ettiğinden burada ifade  edemiyoruz.  Durum buda, be neden yapıldı. Ne amaçla yapıldı. İşte bu esas mesele bilinmiyor. Belki de bilenler var söylemiyor.

Ortadoğu Ülkelerinde başlayan demokratikleşme sürecine karşı direnen tek devlet lideri Suriye’de kaldı. Esad kendi keyfi saadeti için vatandaşlarını öldürüyor. Çok bilinmeyen bir denklem içerisinde ki bu dönüşüme Esat neden karşı çıkıyor, bilinmiyor. Daha bundan bir yıl önce Türkiye Suriye neredeyse sınırların birleştirecek diye konuşuluyordu. Ne oldu geçen 1 yıl içerisinde bilinmiyor. Ortadoğu’daki Arap Ülkeleri ABD yanında yer alırken Suriye neden Rusya ve Çin’le hareket ediyor bilinmiyor.

Uçağımızın alçakça düşürülmesine karşı tek yumruk olduk, tepkimizi ve kararlılığımızı koyduk. Soğukkanlı davranıyoruz. Siyasi irade dünyayı ayağa kaldırdı. En şiddetle cevap vereceğiz dedik, bütün herkese meydan okuduk. Birleşmiş Milletler Örgütü toplandı. Nato toplandı.  Sonuçlara bakalım; Birleşmiş Milletler Örgütünün seçtiği temsilci Suriye’deki muhaliflerle, mevcut yönetimin karması olan bir yönetim öneriyor.  Nato Genel Sekreteri ise açıklama yapıyor; ‘’böyle bir olayın tekrar etmemesi gerekiyor’’ diyor. Laf basit değil mi? Tersinden okuyalım, tekrar ederse ne olur! Ne ifade ediyorsunuz? Suriye’ye müdahalemi edilecek? Bilmiyoruz. Peki kazara da olsa böyle bir hadise tekrarlansa, savaş nedeni midir? Bilmiyoruz.

Oturup düşünelim. Türkiye’nin Ortadoğu Ülkelerinde liderliğinin önemle konuşulduğu bir dönemde, olası bir Suriye savaşı başlangıçta, Arap Ülkeleri tarafından haklılığımız kabul edilecek, ancak daha sonra kanlar akınca, canlar yanınca Arap Milliyetçiliği başlayacak ve Türkiye’nin liderliği tartışılır hale gelmeyecek mi. Böyle kuvvetli bir durum orta yerde dururken, Nato ile Birleşmiş Milletler Örgütü neden aynı açıklamayı  yapmıyor? Bilmiyoruz. Bu bir provokasyon mudur. Bilmiyoruz. Bu eylem, Büyük Ortadoğu Projesine karşı olanlar tarafından mı yaptırıldı? Bilmiyoruz.

Başka pencereden bakarak, bu eylem Esad’ın gidişini hızlandırmak için mi yaptırıldı? Bak Türkiye seni vuracak daha fazla direnme, bırak git demek için mi yaptırıldı. Bilmiyoruz. Bilinmeyenler çok fazla, ancak bilinen bir şey var; bu senaryoların hepsinde kullanılacak olan bizim Askerimiz, harcanacak bizim paramız, zarar görecek bizim milletimiz. Şimdi bir eleştiri gelebilir. Tekrar saldırı olursa sessiz mi kalalım? Cevap şu olmalı hayır sessiz kalmayacağız, Suriye’ yi işgal ederek, Türkiye topraklarına katacağız. Bu durumda savaşımız onurlu ve milli olur. Başkalarının menfaatleri için, Mehmetçiğimin kılına bile kıyamam.   

Bölünmüş, bir Suriye kimin işine yarar diye düşünelim. Kurulması istenen kürdistan’a Suriye topraklarının bir bölümü verilecek. Bu durumda İsrail’in işine yarayacak. Bu amaca kim hizmet eder, Rusya mı? ABD mi, Çin mi, İran mı, en mantıklısı kim olur diye düşünelim. Böyle bir kumpası kim kurar? Çok tehlikeli bir oyun. Tüm dünyayı ilgilendiriyor. Biz neden bu oyunun tam ortasındayız. Bilmiyoruz.   

Türkiye’ nin Suriye ye müdahale etmesi gündeme geldiğinde bakıyoruz Peşmerge Barzani, açıklama yapıyor PeKaKa ya silahı bırak çağrısı yapıyor. Ne oldu bu adama diye bakıyoruz, çözemiyoruz. Peşmerge acaba Türkiye Suriye yi işgal ederde, oradan kürdistan a gelecek toprakları engeller diye mi düşünüyor. Bilmiyoruz. Dikkat ederseniz; Suriye meselesi ile ilgili hiçbir şey bilmiyoruz. Ancak dua ediyoruz. Yüce Allah(cc) Devletimizi her türlü entrikalardan, oyunlardan ve tuzaklardan korusun.