Bir plak olsam
Ali Ekber Çiçek çalsam mesela...
"Mektup selam söyle benden sılaya" demeden bozulsam...

Pkaba Turan Engin kaseti taksam...
“Gel ha gönül havalanma.
Engin ol gönül engin ol” dese.
Ben deli divaneye dönsem...

Dudaklarımdan “Erzincan’a girdim ne güzel bağlar” türküsü, gözlerimden Girlevik’in suları dökülse...

Kemaliye’nin karanlık kanyonlarına yürüsem...
Otlukbeyli’nin yamaçlarında ayaklarıma çalılar batsa kanasa...
Üzümlü’de “Erzincan’a girdim ne güzel bağlar” türkü tuttursam en acıklısından...
Ben bağıra bağıra ağlasam...

Ergan Dağı’na Erzurum Dağı’nı dövdürtsem.
Yüreğimi soğutsam...

Lal olsa dillerim sussam
Küstürsem gönlümü hiç konuşturmasam...
Susarak özlesem...
Aklıma girdiğinde Refahiye...
Leyla’ya hasret, Mecnun’a dönsem...

Fallardan medet umsam...
İki fırtlık kahveler kaynatsam Kemah’ta
Bir dikişte içip fincanları ters etsem Tercan’da
Belediye Başkanı Mehmet Yılmaz’ı bulsam tortuların içinde...
İki elinde iki fidan
Birini bana uzatsa birini toprağa gömse...
Çayırlı’nın etekleri zil çalsa...

İliç’te bebekler büyümeye uyuduğunda
Ben papatyanın çiçeklerini Tercan’da 'seviyor' 'sevmiyor'lara yolsam.
En son çiçek yaprağı ‘Erzincan  beni seviyor’ çıktığında...
‘Seviyor çiçeği’ni af edip koparmasam...

Sen söyle canım Erzincan’ım hayat bize oyun oynuyor olabilir mi?
Ne o yorgun gibi bir halin var senin.
Duyguların karışık olabilir mi...

Akşam türküler çıktı Erzincanfm.net’te
Bazılarına ben eşlik ettim bazılarına
gözlerim.
Yas varmış mahallede karaları giyinmişler.
Kimse evde kalmamış kapıları kilitlemişler...

Erzincan’a gidip çocuk oldum bir an...
Tozlu çamurlu yollarına bastım cizlavet ayakkabılarımla.
Bir de iz yaptım.
Kardeşime "Bak ayakkabımın izi" dedim...
O’da ayakkabısının izini yaparken...
Davut Sulari’nin  topu, Süleyman Aydın'ın balonu patladı...
Recep Yazıcıoğlu’nun uçurtmasının ipi koptu
Cennete doğru aldı başını gitti.

Biliyor musun sen...
Suyu sert İnsanı mert Erzincanlılığım geliyor bazen aklıma...
“Dert bir değil ki elvan elvan” oluyorum...
Yağmur bulutları gibi simsiyah doluyorum...

Sonra beş çayı yapıyorum...
Bardak bardak senin özlemini yudumluyorum...
“Ölüm seni arar oldum nerdesin” türküsüne
“Hangi dağın ardındasın” türküsü karışıyor...
İşte ben böyle hasta oluyorum...

Geçenlerde soluğu doktorda aldım...
Bıldır bu aylarda da yine böyle olmuştu.
Yemeden içmeden kesilip kan tükürmüştüm
Doktor uzunca bir reçete tutuşturdu elime...
Günde üç övün Erzincan içeçekmişim Girlevik’in suyuyla...
Ergan’ın, Dumanlı’nın havasını çekecekmişim cigerlerime...

Bazen ne diyorum biliyor musun Erzincan
Ben gelemiyorum biliyorsun...
Bir gün sen çıkıp gelsen bana...
Gözyaşları ıslaklığında masumiyetin olsa...
Heybenin bir gözünde sadece çocukluğum bulunsa
Öbür gözüne de beni koysan
Ben sana sarılsam...
Gözlerimi omuzlarında ağlatsam
Sepet sepet yumurta
Sakın beni unutma
Çok yazacaktım ama
Daha gidip sana ağlayacağım...
Acelem ondan kusura bakma