Şimdi sen gel havası sert insanı mert bir şehirde önüne gelene laga luga et...
Ya da çeketi omuzunun birinden sarkıtıp elinde 33'lük tesbih ile Ordu Caddesi'nde volta atıp rajon kes...
Yanlışın olduğunda Erzincan'a "Biraz daha kalalım sonra çekip gideriz" de diyemezsin"
Tezden pılını pırtını toplamalısın....
Ya kendini Fırat’ın sularına kaptırıp yallah gitmelisin...
Ya da Ergan'ın sisli tepesinde bulutlara gizlenmelisin...
Erzincan'ı bilenler bilir...
Harbiden suyu sert adamı merttir...
Tüyü bitmemiş yağız delikanlısında insan olmanın desturu vardır...
Genç kızlarının ahlakı başının telinden başlar ayak tırnaklarına akar...
Anamız, bacımız kadınlarımız da öyledir...
Eteğindeki yedi rengin güzelliğini kalbinde taşır....
Şimdi haliyle diyeceksiniz ki bu methiyeler neden Halit Çelik...
Asıl mevzuya gel...
Ya dilinin altındaki baklayı çıkar, ya da eteğindeki taşları dök...
xxx
Arap yağı çok bulunca kıçına çalarmış...
Bizim sözünü edeceğimiz mevzu ise yağ değil boya...
Ne düğü belli olmayan biri...
O gün hapını almadığı için de ne yaptığını bilmeyen bir şizofreni...
Almış eline bir kutu boya bir de fırça...
Üzümlü ilçesine bağlı Avcılar köyünde duvarlarına yazılar yazıp işaretler koşmuş.
Yaptığıyla güya korku salacağını sanmış...
Dedik ya Erzincan'ın suyu sert insanı merttir...
Halk ne galeyana gelmiş...
Ne de korkup tırsmış...
Sünni’si – Alevi’si bir anda tek yumruk olmuş.
Provokasyonların Maraş, Malatya, Çorum hevesleri kursağında kalmış...
Erzincan bu ülkede en çok acılar yaşamış belki de ilk kenttir.
Bu kötü rekoru elinde bulunduran Erzincanlı yine de devletine hiç bir tarihte baş kaldırmamıştır.
Vergisini vermiş oğlunu peygamber ocağına davullu zurnalı göndermiş...
Yediği her kaşık yemekte...
İçtiği her tas suda...
“Allah devletime zeval vermesin” demiş.
Şimdi söze soruyorum.
Böylesine bir şehirde “Sen Alevi’sin, Sen Sünni’ sin” oyunu oynanır mı?
Böyle iğrenç bir tuzağa Erzincanlının düşmesi beklenir mi?
Makarayı yeniden başa sararsak usta...
Şöyle ki...
Burası Erzincan.
Öyle çeketi omuzunun birinden sarkıtıp elinde 33'lük tesbih ile Ordu Caddesi'nde volta atıp rajon kesemesin...
Her aklına düştüğünde "Haydi Erzincan oyunu oynayalım" diyemezsin...
Eğer bu oyunda ısrar edersen
Unutma ki bir gün Alevi’si-Sünni’si bir olur...
Köy meydanında otağlar kurup kazanlar kaynatırlar.
Çükünü kesip adama etli pilav diye yedirirler.