Değerli okurlarımız, başkanlığını yapmış olduğum HATEM-DER (Hatalı Tedavi Mağdurları Derneği) kurulmuştur. Derneğimiz aracılığı ile mağduriyetlerinizde bilgi alabilir bizimle paylaşabilirsiniz. Derneğimiz aracılığı ile haklarınız savunulacak,mağduriyetleriniz giderilecektir. Sivil toplum kuruluşlarının amacı ; ortak noktası olan insanları bir araya getirmektir. Bizlerde tedavi ve tıbbi müdahale mağduru insanları bir araya getirmek ve mağduriyetlerini bir nebzede olsa gidermek amacı ile HATEM-DER’ i kurduk. Derneğimizin telefon numarası 0216 575 58 46, internet adresi www.hatemder.org ‘dur. Bizleri internetten takip etmek isteyen hemşerilerimiz içinde @HATEMDER yazarak twitter’ den takip edebilirler. Derneğimiz faaliyetlerini ve üyelik için gerekli bilgileri internet adresimizden ve telefonla alabilirsiniz.
Bu yazımızda dernek üyelerimizin yaşadığı ve derneğimize sormuş oldukları soruları ve cevaplarını sizlerle paylaşacağım;
Soru: Orhan Bey bel fıtığı sebebi ile 3 kez ameliyat geçirdim. Bunlardan ilki, kapalı olarak lazer sistemi ile yapıldı. Bel fıtığım bir süre sonra tekrarlayınca doktoruma gittim. Yapmış olduğu muayene sonucunda belimdeki disklerde kayma sebebiyle bel fıtığımın tekrarladığını ve lazer sistemi ile tekrar ameliyat geçirmem durumunda bu sorunu bir süre sonra tekrarlayabileceğini belirtti. Çözüm olarak ise açık ameliyat yaparak belimde bulunan disklere vidalama dedikleri bir sistem uygulayacaklarını bu şekilde vidalarla diskleri sabitleyerek bel fıtığının tekrarlanmasını önleyeceklerini söyledi. Bende tekrar ameliyat oldum. Belime vidalama sistemi yapıldı ve bir süre sonra taburcu oldum. Evimde dinlenirken on beş gün kadar sonra tekrar bel ağrılarım başladı. Kontrol için doktorumu aradığımda yurt dışında bir gezide olduğunu belirtti ve kontrolü ekibinden bir arkadaşının yapacağını söyledi. Kontrol için gittiğimde ise vidalardan bir tanesinin diş atladığını ve ucunun boşta olduğunu belirttiler. Bu sebeple tekrar ameliyata alınmam gerektiği ve boşta kalan vidanın değiştirileceğini söylediler. Doktorumun burada olmadığı bu sebeple ameliyatı başka bir doktorun yapacağını söylediklerinde doktoru bekleyelim dedim. Fakat acil ameliyat olmam gerektiği boşta kalan vida ucunun sinirlere zarar vererek felç riski taşıdığı belirttiler ve apar topar ameliyata alındım. Ameliyat sonrası bir aydan fazla bir süre evimde dinlendim ve şuanda iyiyim. Fakat gerek vidalama sırasında hata yapılması gerekse doktorumun kontrolü dahi beklemeden yurt dışına çıkması ve ameliyatıma başka bir doktorun girmesi beni korkuttu. Sonuçta felç riski taşıyan bir operasyon geçirdim. Bunlar ile alakalı neler yapabilirim?
Cevap: Öncelikle geçmiş olsun. Sağlınıza yeniden kavuşmanız her şeyden daha önemli ve değerli.Burada dikkat edilmesi gereken birkaç husus var. Bunlara dikkat çekmek istiyorum;
Öncelikle bakılması gereken husus kullanılan tıbbi malzemedir. Bu tıbbi malzemenin kullanılmasında doktor hatası mı var veya tıbbı malzemenin kendisinde mi arıza var. Bunun tespit edilip sorumlunun buna göre belirlenmesi gereklidir. Eğer tıbbı malzemede üretim hatası var ise üretici firma ve satıcı firma beraber müteselsilen sorumludurlar. Tıbbı malzemede hata yok kullanımında hata var ise burada sorumluluk doktor ve hastanenindir.
Bir diğer hususta doktorunuzun sizin tedavinizi tamamlamamasıdır. Bu konuda doktorunuz sorumluluk altındadır. Doktorunuz sizin taburcu olmanızdan sonra tedavinize devam etmek ve kontrol etmek ile sorumludur. Siz sağlınıza tam anlamı ile kavuştuktan sonra doktorunuzun sorumluluğu ortadan kalkacaktır.
Ayrıca son olarak belirtmek isterim ki ister tıbbi malzeme hatası isterse doktor tası olsun son geçirdiğiniz ameliyat felç riski taşıyan bir tıbbi müdahaledir. Ayrıca sizin çalışmanıza engel olmuştur. Burada hem maddi hem de manevi büyük zararlarınız söz konusudur.
Bu hususlar sırası ile incelendiğinde kullanılan tıbbı malzemede arıza olması durumunda hukuki olarak tıbbi malzemeyi üreten firma veya Türkiye’de satışını yapan firma müteselsilen doktor ve hastane ile birlikte sorumlu olacaklardır. Kullanılan tıbbi malzemede hata olmaması durumunda doktorunuz ve hastane hukuki olarak sorumludurlar. Ayrıca doktorunuzun tıbbi müdahale sonrası alakasızlığı ayrıca sorumluluk gerektiren bir davranıştır. Kanuni haklarınız kullanmanız durumunda hakkınız alacağınızı belirtmek isterim.
Soru:Emekli devlet memuruyum. Ameliyatımı doktorumun isteği ile özel bir hastanede yaptırdım. Fakat ödemesini emekli olmam sebebi ile ben yapmadım. Benim ameliyatımda sorumluluk özel hastaneye mi yoksa idareye mi ait olacaktır?
Cevap: Günümüzde bu konuda çeşitli görüşler mevcuttur. Kamu hastanelerinde tıbbi müdahale hakkına sahip olan hastaların, özel hastanelere başvurma olanağı tanınmasıyla özel hastanelerde yapılan tıbbi müdahalelerden oluşan zarardan idarenin sorumlu olup olmayacağıdır. Esasen genel kurallara göre müdahaleyi yapan hekimin idare kamu görevlisi olmaması ve müdahalenin yapıldığı yerin kamu hastanesi olmaması sebebi ile özel hastanenin sorumlu olacağı söylense de idare hukuku öğretisinde hizmetin asıl sahibinin idare olması ve idarenin özel hukuk kişilerinden hizmet satın alması nedeni ile kamu hizmeti ile idarenin arasında ki ilişkinin devam ettiği ve özel hastanenin idare adına faaliyette bulunduğu bu durumda sorumluluğun yine idare ait olacağı savunulmaktadır. Şahsi görüşüm ise ikisinin de sorumlu olacağı yönündedir. Yani açılacak bir tazminat davasını hem idare hemde özel hastaneye karşı açılabileceğidir. Her ne kadar özel hastane idare adına bu ameliyatı gerçekleştirse de sorumluluğu ortadan kalkmaz. İdare açısından ise tıbbi müdahalenin özel hastanede yapılması sorumluluğu bitirmez. Çünkü özel hastanenin vermiş olduğu hizmetin asıl sahibi idaredir. İdare hastanın mağduriyetini tazmin ettikten sonra bunu hastaneye rucü edebilir. Fakat sorumluluğu ortadan kalkmaz kanaatindeyim.
Bir sonraki yazımızda buluşmak üzere sağlıcakla kalın….