Değerli okuyucularım.
Ordu ilimize bağlı Merkez ilçesinin bir köyü var adı Sağırlı köyü. Bu köyün çok geniş bir hikâyesi var. Yapmış olduğum araştırma neticesinde Kemah ilçemizde bir dönem hüküm süren Sağır Oğulları sülalesinin bir uzantısı da Ordu ilimizin Sağırlı köyü.
Tüm bu araştırmalar yazar S.Aysun Furtun'un babasından dinlediği notlarından derlediği yazısında yer alıyor.
Okudukça hayret içerisinde kalacağınız bu yazıdan şunu anlamaktayız ki, tarihin en köklü medeniyetlerinden birisine sahip Kemah ilçemizin uzantıları Karadeniz'i kaplamış durumda. S.Aysun Furtun'un bu araştırmasını noktasına ve virgülüne dokunmadan yayınlıyoruz.
Babamın anlattıkları
Babam Ordu’nun en eski ve köklü ailelerinden Tercanlardan da söz ediyor. Tercan soyadını sonradan almışlar. Asılları Sağıroğluları’ymış. Anadolu Türkleşmeye başlarken, 1071 yılında Malazgirt Savaşı’nda, Alparslan’ın sağ kolu, Sağıroğluları’ndan bir subaymış. Sağıroğluları Erzurum-Erzincan-Van yöresinden Urartular’dan kalma topraklarda bir aşiret beyliğiymiş.
Alparslan, Malazgirt Zaferi’nde yararı olan bu aileye imtiyaz vermiş. Hindistan-Çin’den başlayan "İpek Yolu" ticaretinin Anadolu kolunu, Sağıroğluları’na havale etmiş.
Sağıroğlu Aşiret beyleri kervanlarla, Hindistan, Kuzey Afrika, Doğu Anadolu’da ticaret yapmışlar. Ticaret kervanları günlerce, aylarca yollarda kalır, çil çil altınlarla gelirlermiş. Bu işte çalışan yüzlerce adamları varmış. Sağıroğluları, Türkmen aşiretlerle evlenerek akraba olmuşlar...
Doğu Karadeniz’e gelen bir Sağıroğlu ticaret kervanına, eşkıya saldırmış. Her şeylerini, altınları, malları, atları almışlar. Kervanın başındakiler
“Erzincan’daki Kara Köpeğe (Sağıroğlu aşiret beyine) ne diyeceğiz” demişler korkuyla. Bunu duyan eşkıyalar, her şeyi bırakıp kaçmışlar. Aylar sonra kervan Erzincan’a gelmiş. Sağıroğlu aşiret reisi bunları karşılamış. Paralar, mallar teslim edilmiş. Aşiret beyi sormuş:
-Ne var ne yok.
-İyilik, haslık beyim.
-Eee, daha ne var, ne yok.
Hiç bişeycik yok beyim.
“Erzincan’daki Kara Köpek’ten ne haber” deyince anlaşılmış ki kervanı basan eşkıyalar kervanı, Sağıroğlu’nun adamları...
Erzincan’da yaşayan Sağıroğluları, zaman içinde bir kan davasına düşmüşler aile içinde.
Kan davasında çok ölümler olmuş. Soyunu kurtarmak isteyen Sağıroğlu Memiş Ağa, Doğu Karadeniz’e Ordu’ya gelmiş. O zamanlar, şimdiki Sağırlı köyüne yerleşmişler.
Bu köye adları verilmiş halk tarafından. Geldiklerinde küp küp altınları varmış. 1455 tapu kayıtlarında "Uzun Ömerli köyü" geçiyor. Bu yörede yaşayan Uzun Ömeroğulları ile kız alıp vermişler. Sağırlığın tepesinde bir geçidin adı hala Kemah Kapısı’dır. Sağıroğlularının menşeinin adıdır. Sonradan Uzun Ömeroğulları’yla da nizâ etmişler. Uzun Ömeroğulları onları Melet havzasına indirmiş. Eski Pazar köyünde Sağıroğlu Memiş ağanın mezarı varmış.
Karapınar, Eski Pazar, Melet havzasında yerleşmişler. Yazın, eski alışkanlıkları çadırları, ırmak kenarlarına kurarlarmış. Bu çadırların tepelerinde, "tombak som altın" küreler olurmuş. Uzaktan bakınca, güneş altında parıl parıl parlayan yeşil, sarı, kırmızı bu çadırların kurulduğu köye "Alacatam" köyü denmiş. Sağıroğlu Memiş Ağa buraya getirdiği ailesine, "Memiş Oğulları" demiş. Daha sonra soyadı kanunu çıkınca "Tercan" soyadını almışlar.
Kurtuluş savaşında Memiş oğulları da çok şehit vermiş askerde...
Doğu kökenli bir çok aşiret beylerinin, Anadolu’da alın terleri var.