Devletin içerisinde bulunduğu sıkıntılı durum devam ediyor. Yolsuzluk, rant sağlama vs. gibi iddialar kültürümüzle inancımızla örtüşmeyen tarzdan, halk arasındaki fıkrası ile ben seni şurada gördüm diyene, diğeri de o zaman sen de ordaydın gibi akla vicdana sığmayan edepsizlikler, densizlikler aldı başını gidiyor. Bütün dünyaya rezil olduk. Herkes Türkiye’nin içeresin de gizli devlet yapısını ve Türkiye’nin dışarısında ise yenildiği iddia edilen rüşvet paralarının hangi ülkede olduğunu arar oldu.
Bir zamanlar et ve tırnak olmuş, iktidarlarının ilk gününden itibaren birlikte hareket eden AK Parti ve Hizmet grubu birden düşman kesildi. Pe ki ne oldu da bu savaş başladı. Herkesin iyi düşünmesi lazım. Her defasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş şekli ve felsefesinden rahatsız olduğunu bildiğimiz her fırsatta bunu söylemekten ve eyleme koymaktan çekinmeyen Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi daha dün okullarımızda andımızı yasaklarken, şimdi birden bire Cumhuriyetçi kesildiler. Şaşı bak şaşır denecek cinsten bir durum. Bahane neymiş! Gülen Cemaati Cumhuriyeti yıkıp yerine İslam Devleti kuracakmış. Sayın Başbakan Kurtuluş Savaşımızda ki gibi istiklal mücadelesi yapıyormuş. Bunu söylüyor, israr ediyor. Muhalefet diyor ki “bu bahane, hırsızlıklarınızı, yolsuzluklarınızı, yediğiniz rüşvetleri örtmek için başka söyleyeceğiniz söz yok.” Bakıp düşünüyorum muhalefetin bu dediği mantıklı geldi. Şimdi gerçekten Eski Bakan Erdoğan Bayraktar’ın söylediğini hatırladığımızda başka ne diyecekler, ya çekip gidecekler ya da şöyle oldu, böyle oldu deyip duracaklar. Başarılı da oldular da, hala arkasından gidenlere bakılınca başarılı olmuşlar ve Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan iyi toparlamış.
Mevcut durum iki eşin ayrılması boşanması gibi bir şey. İki eş boşanmış ve bir birlerine düşmüşler. Sen şöyle çaldın, şurdan götürdün, aslında sen beni aldatmışsın cinsiden yakışıksız sözlerle siyaset yapılıyor. Vatandaş şunu söylüyor “yahu sen bunları biliyordun da bu güne kadar neden sustun, nasıl bu güne kadar katlandın. Diğerine de insanın en yakınından haberi olmaz mı nasıl aldatılırsın, en yakınında ki adamlarına bile ihanetçi diyebiliyorsun sen kendine sahip çıkamıyorsun devlete nasıl sahip çıkacaksın” diyor. Bizde olanları hep beraber gözlemliyoruz. Ancak şunu anlamıyoruz, düne kadar makam mevkilere bu adamları siz atamadınız mı, bütün bürokrasiyi yeniden oluşturmadınız mı, özel yasalar çıkararak, istediğiniz bürokratı, istediğiniz yere atamadınız mı? Bunları yaptınız hem de siyasi kıyım şeklinde. Şimdi çıkıp yanlış yapmışız pardooon diyorsunuz. Biz bu pardooonu anlayamıyoruz. Yanlış yaptığına inan tarihimiz de kilere benzer onurlu insan davranışlarından birini yapın. Tarih önünde daha huzurlu olursunuz. Çekin gidin ki, millete örnek olun da, kimse de bir daha yanlış yapmasın. Burası kimsenin babasının çiftliği değil, burası Türk Milletinin Devleti.
Kişisel kanaatime göre ortaya çıkan bu hadiseler önümüzdeki dönemin şekillenmesi açısından çok önemli görülüyor. Bu kör döğüşü ile hem Cemaat hem iktidar yıpratılıyor. Acaba önümüzde ki dönemlerde bu uygulama devam edecek mi? 1980 ihtilaliyle birlikte desteklenip geliştirilen cemaatleşme süreci artık sekteye mi uğratılıyor. BOP için yapılan çalışmalar gerimi dönüyor. Acaba demokrasi rüzgarı İslam dünyasına yaramadı da, tekrar vesayet sistemine mi dönülecek zamanla ortaya çıkacak.
Ak Parti Erzincan’ın ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı. Fakat huzursuzluk var. Ak Parti’li vekil hemşerimiz ile Binali Yıldırım arasında ki sorunun bazı sonuçlar doğurduğu ve aday belirlemede milletvekilinin dediğinin olduğu konuşuluyor. Umarız bu konuşulanlar yorumlar doğru değildir. Hemşeriler arasında hem de aynı parti içersin de huzursuzluk olması kimsenin bir işine yaramaz, benden söylemesi.