Gündemin önemli konusu PeKaKa’nın tasfiyesi ve yansıması olarak da Kürt vatandaşlarımızın isteklerinin Anayasal güvence altına alınması olarak kamuoyunda tartışılmasıdır. Sayın Başbakan biz terörist başı ile görüşmedik ve asla görüşmeyeceğiz diye haykırıyor. Sonra yapılan görüşmeler ayyuka çıkıyor. Başbakan’dan açıklama “biz görüşmedik devlet görüşüyor” diyor. Ben kişisel olarak bu açıklamaya takıldım. Devlet görüşüyor. Biz görüşmüyoruz. O halde PeKaKa sorununu devlet çözüyor ise siyasi irade ne yapıyor? Kafam karıştı. Sayın Başbakan devlet görüşüyor derken kendisine bağlı kurumlardan bahsediyor olsa gerek. Aksi durumda Türkiye’miz de iki devletin var olduğu ortaya çıkar ki, bu ne anlama gelir açıklanıp izah edilmesi gerekir. Acaba siyasi iktidarın emrinde olmayan bir devlet mi var? sorusu akla gelir ki, bu da kabul edilebilecek bir durum değildir. O halde siyasi aktörlere bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Hiç kimse siyaset yapacağım diye söylemleri ile kimsenin kafasını karıştırmasın.

İş başına gelirken ve iktidarının ilk zamanlarında kürt sorunu var, çerkez var, laz var, vs var diyerek alt kimlik üst kimlik tartışmaları yapan iradenin başı son günlerde kürtün ne sorunu var Cumhurbaşkanı bile oluyor diyerek açıklama yapıyor.

Başbakan böyle söylerken yeni Anayasa tartışmaları yapılıyor ve Anayasal Yurttaşlık, Türkiye Vatandaşlığı kavramları tartışılıyor. Herkesin derdi Milli Devlet ilkesinden uzaklaşmak ve Türk kimliğine zarar vermek. Türkiye Cumhuriyeti Türk-İslam sentezi üzerine kurulmuştur. Bu ideoloji, aşırı dinciyim diyenlere de Türk değilim diyenlere de dış mihraklara da her zaman korku salmıştır. Bu kesimler Atatürk’ün ölümünden itibaren hep Milli Devlet ilkesi ile çatışır durumda olmuşlardır. Devletimizin kurucusu Türk’ü tanımlamıştır. Türkiye’de yaşayan gayri Müslimlerin dışında ki Müslüman halka Türk demiştir. Bu tanımlama kime niçin zor gelir anlam veremiyoruz. Esas amaç, azınlık üç beş unsura bir takım imtiyazlar vermek midir? yoksa Milli Devlet ilkesine zarar vermek midir.
Gelelim teröristlerin tasfiye sürecine, Ortadoğu’da meydana gelen gelişmeler karşısında ABD ve İsrail’in bölgede ki etkinliği giderek azalmaktadır. Yakın gelecekte Kuzey Irak’ta ki Kürt Federasyonu bağımsızlığını ilan edeceği tahmin ediliyor. Ayrıca Suriye’den bölünecek bir bölümle de Kuzey Irak birleştirilecek ve Büyük Kürdistan’ın 4 ayağından ikisi sağlanmış olacaktır. İşte tam bu süreçte teröristler neden silah bırakma anlaşması yapmaya ikna oluyorlar enteresan bir durum. Gizledikleri bir düşünceleri var veya gerçekten bitme noktasına gelmiş durumda olmalılar yada bunları kontrol eden dış güçler kürt sorunun çözüyorum diyerek lazım olan yeni Anayasa’da Milli Devlet ilkesine zarar vererek esasen devletimizi zaaf içerisine düşürmeyi mi amaçlıyorlar.  

Acaba bu olaylar ABD nin büyük Kürdistan’ı kurma planlarının bir parçası mı? Terörü bitirerek Türkiye’de terör sorunu yok kürt sorunu var diyerek topu Birleşmiş Milletler’e götürerek bağımsızlık oylaması yaptırarak Ülkemizi bölmeyi mi amaçlıyorlar.

Uyanık olmak zorundayız. Türkiye’miz de Türk kimliğinden başka kimlik yoktur. Ilımlı İslam tezlerini benimseyerek, Türk-İslam sentezi ülküsünden vaz geçemeyiz. Türkiye Türklerindir ve öyle kalacak. Ne Mutlu Türküm Diyene.