Haziran 2015 te yapılacak seçimler için tüm siyasi partilerde hazırlıklar başladı. AKP ve CHP Milletvekili başvurularını kabul etti. MHP 12 Marttan itibaren kabul edecek. Görünen ciddi bir farklılık yok. Daha önceden beklenen AKP içerisinde ki hareketlilik olmadı. Hadep seçime giriyor, barajı aşıp aşamama ihtimali değerlendiriliyor. Bunun dışında Seçim üç parti arasına sıkıştı kaldı. Muhtemel sonuçlara göre; CHP yüzde 30 içerisinden ne kadar alacak, MHP yüzde 20’yi geçecek mi, AKP yüzde 40 ın neresine oturacak şeklinde beklentiler oluşmaya başladı. Haraketlilik AKP seçmeninde olacak diye düşünülüyor. Geçtiğimiz zamanlarda ki, yolsuzluk, hırsızlık konuları, Süleyman Şah Turbesi’nin yıkılıp taşınması ve PKK meselesi AKP nin başını hayli ağrıtacak gibi görünüyor. Seçmen gidecek yer arıyor. Bu gitmek için yer arayanları MHP’nin toplayıp toplayamayacağı seçimin sonucunu belirleyecek. Yani önümüzde ki 7 Haziran 2015 Seçimlerinin kaderi MHP’nin elinde görünüyor.

Peki ne oldu da AKP tabanında hareketlilik yaşanıyor sorusu tartışılıyor. Bakanların adının geçtiği milyarlarca liralık yolsuzluklar, Kur’an Ayetleri’nin gırgır şamata konusu yapılması, ayakkabı kutuları, para sayma makineleri her türlü örtme kapatma çalışmalarına karşı milletin kafasında hasar bıraktı. Peşinden paralel çete suçlamasıyla hizmet grubu ile yaşananlar, milletin kafasında düne kadar 12 yıldır neredeydiniz, ihanet varsa beraber yaptınız idialarının oluşması. Bir takım olayları örtbas etme çabalarının millet tarafından alenen gözlemlenmesi. Yarın kime hain denileceğinin bilinemediğinin bilinç altı korkusu. Demokrasiden uzaklaşma endişeleri. Siyasi idare tarafından alenen ekonomik kurumlara müdahale edilmesi.  Millet nezdinde bunlarda farklı değilmiş duygusunun oluşması. Kaçak Saray söylemlerinin gündemi çok meşgul etmesi. Bürokraside adam kayırmacılığının had safhaya çıkması ve benzeri idialar AKP tabanını sarsmıştır.

Süleyman Şah Turbesi’nin korunmayıp getirilmesinin siyasi şova dönüştürülmek istenmesinin millet tarafından fark edilmesi. 1975 yılında ki taşıma ile bu günkü adeta kendi malımızı çaldığımız ve PeKaKa dan destek aldığımızın millet tarafından utanılacak bir durum olarak değerlendirilmesi de AKP seçmenini olumsuz etkilemiştir. Tayyip Erdoğan’ın yerine seçilen Ahmet Davutoğlu’nun toplum tarafından yeterince kabullenmemesi de AKP seçmeni açısından bir sorun oluşturmaktadır.

AKP seçmenin olumsuz etkileyecek en önemli konulardan biri olan PeKaKa meselesidir. Abdullah Öcalan la muhatap alınıp yapılan pazarlıklar, güneydoğuda resmen oluşturulmaya çalışılan bir kürt federasyonu ve yetmiyormuşçasına Milli Devletten ve  Milli Kimlikten, Üniter yapıdan taviz söylemleri sonu belli olmayan bir karanlık gidişin göstergesi olarak görülmekte ve herkesi huzursuz etmektedir.

Değerli okurlarımız işte  bu kadar olumsuz tablo karşısında, AKP seçmeni kendisine gidecek yer aramaktadır. Ziyan olur diye küçük partilere verilmeyen oylar, MHP ye de verilmez ise yine AKP de kalacaktır. Bu durumu engelleyecek MHP nin üst yönetiminin takip edeceği stratejidir. MHP nin milletten neden oy alamadığının bu kısa süre içerisinde titizlikle analiz edilip gereğinin yapılması gereklidir. Bu seçimde bir oy bile kıymetli olacaktır. Aday seçimi de oy alma bakımından çok önem arz etmektedir. AKP nin başarısından sonra görülmüştür ki, halkın içerisinden olan, teşkilatlarla tanışık eşi dostu çevresi ve karizması olan adaylara seçmenimiz oy vermektedir. Umuyoruz ki MHP üst yönetimi bu dönemde seçim stratejisini ve adaylarını her zamankinden daha titizlikle seçecek ve MHP oyları yüzde 20’nin üzerine çıkacaktır.

Haziran seçimlerinin telafisi bulunmamaktadır. Şimdiden AKP ve Hadep arasında seçim öncesi mutabakat aranmaya başlanmış, kabul edilemeyecek konular görüşülür olmuştur. Önümüzde ki dönemde bir süprizle karşılaşmamak için, herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekiyor. Yoksa vakit çok geç olabilir. Anadolu yarımadası bir Türk yurdudur. Türkiye Türklerindir. Kardeşimiz dediğimiz insanları hiçbir hak hukuk ayrımı yapmadan bizim şartlarımızla yaşamalarına destek veriyoruz.  Yeni Türkiye söylemleri ile Devletimizi nereye götüreceği belli olmayan fantezilerle  kimse kimseyi kandırmasın. Ne Mutlu Türküm Diyene.

 

 

 

 

 

Seçimlere ramak kala

 

Haziran 2015 te yapılacak seçimler için tüm siyasi partilerde hazırlıklar başladı. AKP ve CHP Milletvekili başvurularını kabul etti. MHP 12 Marttan itibaren kabul edecek. Görünen ciddi bir farklılık yok. Daha önceden beklenen AKP içerisinde ki hareketlilik olmadı. Hadep seçime giriyor, barajı aşıp aşamama ihtimali değerlendiriliyor. Bunun dışında Seçim üç parti arasına sıkıştı kaldı. Muhtemel sonuçlara göre; CHP yüzde 30 içerisinden ne kadar alacak, MHP yüzde 20’yi geçecek mi, AKP yüzde 40 ın neresine oturacak şeklinde beklentiler oluşmaya başladı. Haraketlilik AKP seçmeninde olacak diye düşünülüyor. Geçtiğimiz zamanlarda ki, yolsuzluk, hırsızlık konuları, Süleyman Şah Turbesi’nin yıkılıp taşınması ve PKK meselesi AKP nin başını hayli ağrıtacak gibi görünüyor. Seçmen gidecek yer arıyor. Bu gitmek için yer arayanları MHP’nin toplayıp toplayamayacağı seçimin sonucunu belirleyecek. Yani önümüzde ki 7 Haziran 2015 Seçimlerinin kaderi MHP’nin elinde görünüyor.

 

Peki ne oldu da AKP tabanında hareketlilik yaşanıyor sorusu tartışılıyor. Bakanların adının geçtiği milyarlarca liralık yolsuzluklar, Kur’an Ayetleri’nin gırgır şamata konusu yapılması, ayakkabı kutuları, para sayma makineleri her türlü örtme kapatma çalışmalarına karşı milletin kafasında hasar bıraktı. Peşinden paralel çete suçlamasıyla hizmet grubu ile yaşananlar, milletin kafasında düne kadar 12 yıldır neredeydiniz, ihanet varsa beraber yaptınız idialarının oluşması. Bir takım olayları örtbas etme çabalarının millet tarafından alenen gözlemlenmesi. Yarın kime hain denileceğinin bilinemediğinin bilinç altı korkusu. Demokrasiden uzaklaşma endişeleri. Siyasi idare tarafından alenen ekonomik kurumlara müdahale edilmesi. Millet nezdinde bunlarda farklı değilmiş duygusunun oluşması. Kaçak Saray söylemlerinin gündemi çok meşgul etmesi. Bürokraside adam kayırmacılığının had safhaya çıkması ve benzeri idialar AKP tabanını sarsmıştır.

 

Süleyman Şah Turbesi’nin korunmayıp getirilmesinin siyasi şova dönüştürülmek istenmesinin millet tarafından fark edilmesi. 1975 yılında ki taşıma ile bu günkü adeta kendi malımızı çaldığımız ve PeKaKa dan destek aldığımızın millet tarafından utanılacak bir durum olarak değerlendirilmesi de AKP seçmenini olumsuz etkilemiştir. Tayyip Erdoğan’ın yerine seçilen Ahmet Davutoğlu’nun toplum tarafından yeterince kabullenmemesi de AKP seçmeni açısından bir sorun oluşturmaktadır.

 

AKP seçmenin olumsuz etkileyecek en önemli konulardan biri olan PeKaKa meselesidir. Abdullah Öcalan la muhatap alınıp yapılan pazarlıklar, güneydoğuda resmen oluşturulmaya çalışılan bir kürt federasyonu ve yetmiyormuşçasına Milli Devletten ve Milli Kimlikten, Üniter yapıdan taviz söylemleri sonu belli olmayan bir karanlık gidişin göstergesi olarak görülmekte ve herkesi huzursuz etmektedir.

 

Değerli okurlarımız işte bu kadar olumsuz tablo karşısında, AKP seçmeni kendisine gidecek yer aramaktadır. Ziyan olur diye küçük partilere verilmeyen oylar, MHP ye de verilmez ise yine AKP de kalacaktır. Bu durumu engelleyecek MHP nin üst yönetiminin takip edeceği stratejidir. MHP nin milletten neden oy alamadığının bu kısa süre içerisinde titizlikle analiz edilip gereğinin yapılması gereklidir. Bu seçimde bir oy bile kıymetli olacaktır. Aday seçimi de oy alma bakımından çok önem arz etmektedir. AKP nin başarısından sonra görülmüştür ki, halkın içerisinden olan, teşkilatlarla tanışık eşi dostu çevresi ve karizması olan adaylara seçmenimiz oy vermektedir. Umuyoruz ki MHP üst yönetimi bu dönemde seçim stratejisini ve adaylarını her zamankinden daha titizlikle seçecek ve MHP oyları yüzde 20’nin üzerine çıkacaktır.

 

Haziran seçimlerinin telafisi bulunmamaktadır. Şimdiden AKP ve Hadep arasında seçim öncesi mutabakat aranmaya başlanmış, kabul edilemeyecek konular görüşülür olmuştur. Önümüzde ki dönemde bir süprizle karşılaşmamak için, herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekiyor. Yoksa vakit çok geç olabilir. Anadolu yarımadası bir Türk yurdudur. Türkiye Türklerindir. Kardeşimiz dediğimiz insanları hiçbir hak hukuk ayrımı yapmadan bizim şartlarımızla yaşamalarına destek veriyoruz. Yeni Türkiye söylemleri ile Devletimizi nereye götüreceği belli olmayan fantezilerle kimse kimseyi kandırmasın. Ne Mutlu Türküm Diyene.