Cumhuriyetimizin Kuruluş yıldönümü ertesinde sizler ile Erzincan’ın güzide ilçelerinden birisi olan Kemah’ta doğmuş ve vatan savunmasında çok büyük görevler üstlenen 7 Aralık 1921 tarihinde Kilis’in düşman işgalinden kurtuluşunda görev alan askeri birliğin komutanı ve Allahü Ekber dağlarını geçen ilk asker olan Süvari Albay Abdülhalim Akkılıç’ı sizlere tanıtmak istiyorum.

 

Abdülhalim AKKILIÇ, 1891’de Erzincan Kemah’ta doğdu. Dört yaşında iken babasını kaybetti. Annesinin çabasıyla Kemah’ta mektep-i iptidaiyi bitirdi, Erzincan Askeri Rüştiyesi ’ne (Ortaokul) girdi. Lise öğrenimini Manastır Askeri İdadisinde (Lise) tamamladı. 1912’de İstanbul’da Harbiye Mektebi’ni (Harp Okulu) süvari subayı olarak bitirdi. Sicil numarası: 328-C-29.

 

Balkan Savaşı’na katıldı, alayı teslim olmak zorunda kalınca Adriyatik Denizi’ndeki Korfu Adası’nda dokuz ay tutsak yaşamı sürdü. 1914’te Birinci Dünya Savaşı başladığında Doğu Cephesi’nde görevlendirildi. Hâfız Hakkı Paşa’nın komuta ettiği 10. Kolordu’nun ünlü Sarıkamış kuşatma harekâtı sırasında, kolordunun keşif birlik komutanı olarak Allahu ekber Dağını ilk geçen asker oldu. Ne var ki kolordunun kalanı olumsuz kış koşulları, donanım yetersizliği ve tifüs salgını nedeniyle kırıldı; harekât başarısızlıkla sonuçlandı.

 

Rus ileri harekâtı süresince çekilen orduyla birlikte çeşitli çatışmalara katıldı, başarılması güç görevlerin üstesinden geldi. 6 Mayıs 1915 günü Ak Dağ ile Kılıç Dağı arasındaki çatışma sırasında sağ elmacık kemiğini parçalayarak giren bir mermi ensesinin sol tarafından çıktı. Soyadı yasası çıkınca, bu olaydan esinlenerek "Akkılıç" soyadını aldı.


Kurtuluş Savaşı’na Güney Cephesi’nde katıldı, çeşitli çatışmalarda görev aldı. 7 Aralık 1921’de Kilis’i Fransız işgalinden kurtaran birliğe komuta etti. Bu günün anısına armağan edilen atlas üzerine sırma işlemeli Osmanlı Sancağı ile o dönemin anısı bir fotoğraf Bursa'da Akkılıç kütüphanesinde sergilenmektedir.

 

21 Mart 1924’te Gümrük Muhafaza Müdürü Ragıp Veliyettin Bey’in kızı Pakize Hanım’la evlendi. Aynı yıl ağustos ayında Nasturi, ertesi yıl Şeyh Sait ayaklanmasını bastırma harekâtına katıldı.

 

Sonraki yıllarda Şanlıurfa, Ankara, Söke, Ankara, Ağrı, İstanbul, yeniden Şanlıurfa ve Diyarbakır’da çeşitli görevlerde ve alay komutanlıklarında bulundu. 1945’te Siverek’te 5. Süvari Alay Komutanı iken emekli olarak Bursa’da yerleşti. 23 Haziran 1960’da burada öldü. Kendisine Yüce Allah’tan bir kere daha rahmet diliyorum.
Biz bu kahramanları yad etmeliyiz, hatırlamayılız, hatırlatmalıyız.
Kahramanlarına sahip çıkmayan milletlerin sonları hüzünlüdür.
Çocuklarınıza kendi kahramanlarımızı anlatalım. Batının uydurduğu sahte kovboyları değil.

Benden söylemesi...