20. 09. 2018

 

Kemaliye'nin tarihi

Eğin kenti, ilk ve orta çağlarda bazen yerli Serdergeler, bazen de İran ve Romalılar arasında el değiştirerek yönetilmiştir.



V.yy Pers dönemi, VI. yy’da Bizans dönemidir. Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılışı ile Bizans toprakları içinde kalan Eğin, VII. yy’da Arap saldırısına uğradı. İslam-Arap egemenliği XI. yy’a, Alpaslan’ın 1071 tarihli Malazgirt Zaferi’yle bölgeye yerleşmesine kadar sürdü. Bu dönemin karakteristik niteliği, Bizans ve Arap kültürünün bölgeye hakim oluşudur.

Türk boylarının Anadolu topraklarına ilk akınları 1015–1016 yıllarına rastlar. Fırat bölgesine yürümeleri, Malatya, Harput gibi önem arz eden kentleri zapt etmeleri de 1058 yılıdır. Bu tarihlerde Türk toplulukları bölgeye yerleştirilmiştir.

Bölge daha sonra Anadolu Selçuklu Devleti, İlhanlı Devleti ve Akkoyunlular’ın egemenliği altında yönetilmiştir.

Timur istilasından sonra, Çelebi Mehmet döneminde (1413–1421) Osmanlı topraklarına katılan kent “Eğin” adını aldı ve bu tarihte başlayan Osmanlılar döneminde Eğin adı kentte görülen ticari hayatın canlılığı nedeniyle ün kazandı. Yavuz Sultan Selim, sosyal ve kültürel önlemlere başvurarak, Kafkasya’dan tehcir (göç ettirme) ettiği aileleri Eğin’e yerleştirmiş ve bunlara geçimlerini sağlamak amacıyla İstanbul’da et satışını yönetmeleri için bir ferman vermiştir. Bu ferman metninde, “Eğin ve 19 pare köyüne…” deyimi bulunmaktadır. Daha sonra, IV. Murat döneminde, et kethüdalığının göçü önlemediği görülünce, ayrıca odun ve kömür kethüdalığı da verilmiştir.

İmparatorluk devrinde Eğin, Sivas eyaletinin Arapkir sancak beyliğine bağlı kadılıklardan biri olarak yönetilmişti. Askerî bakımdan Sivas beylerbeyinin hükmünde ise de, vergi bakımından Malatya muhassıllığına bağlı bulunuyordu. Bu özel durum Eğin’in kendiliğinden Osmanlı yönetimini seçmesinin bir karşılığı olarak meydana gelmiş ve halkın büyük bir kısmı da çeşitli vergi ve resimlerden affedilmişti.

XVII. yüzyılda Eğin, bağ ve bahçeler arasında, 1000 kadar evli, bayındır bir yer olarak tanıtılmaktadır. XIX. yüzyılda Eğin’i ziyaret eden Moltke, şehrin yeşillikler içinde şirin bir yer olduğunu, Müslümanların tarım ve hayvancılıkla, yerli Ermenilerin ise ticaret ve sanatla uğraştıklarını, kasabadaki tezgâhlarda ince pamuklu ve ipekli dokumalar dokunduğunu, hamam takınılan, yazma ve mendillerinin meşhur olduğunu anlatır. Tanzimat’tan sonra uygulanan ekonomik sistem ve kapitülasyonlar Eğindeki bu sanayiyi öldürmüş ve belde gittikçe fakirleşmiştir. Bunun sonunda Eğin ve çevresi halkı gurbetçilik bakımından önde gelen kimseler olmuşlardır. Amerika'ya kadar dünyanın her yanında hamallık, kasaplık, bakkallık, kalfalık, sarraflık ve ticaret için dağılan Eğinliler genelde başarılı olmuşlardır.
Kemaliye İlçesi, önceleri Elazığ İline bağlı iken 30.05.1926 tarih ve 877 Sayılı Kanunla Elazığ İlinden ayrılarak Malatya İline bağanmış,11.05.1938 tarih ve 3383 Sayılı Kanunla Malatya İlinden ayrılarak Erzincan İline bağlanmıştır.

Eğin İsminin Kemaliye Oluşu

1921 yılı Ağustos ayının son haftasıdır ve  Yunan Ordusu, Ankara yakınlarına gelmek üzeredir. Millet Meclisi’nde tartışmalar vardır. Muhalifler, Mustafa Kemal Paşa’ya ithamlarda bulunurlar. Bu durumu öğrenen Eğinliler, Misak-ı Milli Derneğini kurarlar ve  Mustafa Kemal Paşa’ya bağlılıklarını bildiren yazılar yazarlar. Orduya asker ve silah göndereceklerini ve bu arada Eğin isminin değiştirilmesi talebinde bulunurlar.
O sıralarda derneğin başkanı olan Hanifizade Ömer Lütfi Bey, Eğin isminin değiştirilmesi hususunda Mustafa Kemal’e bir telgraf çeker, Mustafa Kemal’in ikinci adı olan Kemal adının verilmesini talep eder.
Mustafa Kemal Paşa, kürsüde konuşurken eline bir kâğıt uzatılır. Paşa hemen okur, “Efendiler…” der, “Bizlere milletin güveninin kalmadığını söylüyorsunuz. Bakın şimdi aldığım bir telgrafı okuyacağım” ve gelen telgrafı okur. Bağlılık bildirgeleri mebusları bir nebze olsun rahatlatır.
Mustafa Kemal Paşa, ertesi gün Hanifizade Ömer Lütfi (Arıtan)’a bir telgraf çekerek teşekkür eder, hem de Kemal isminin Eğin’e verilmesini bildirir.

Cumhuriyetin ilanını müteakip Mustafa Kemal Atatürk’ün, Kemaliye Belediye Başkanlığına hitaben çektiği cevabi telgraf ve O’nun ismine izafeten 21 Ekim 1922 tarihinde Eğin ismi Kemaliye olarak değiştirilmiştir.

Kemaliye'nin tarihi

Kemaliye'nin tarihi

Eğin kenti, ilk ve orta çağlarda bazen yerli Serdergeler, bazen de İran ve Romalılar arasında el değiştirerek yönetilmiştir.

Coğrafi yapısı

Coğrafi yapısı

Kemaliye, Erzincan'ın Güneybatısında yer almakta olup, 38 derece 30 dakika kuzey paraleli, 39 derece 16 dakika doğu meridyeni üzerindedir.

Kemaliye ekonomisi

Kemaliye ekonomisi

Kemaliye, Osmanlı Devleti döneminde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında ticaretin önemli merkezlerinden biri idi ve 1935’li yıllara kadar adeta Ümran Devri’ni yaşamıştı.

Kemaliye mimarisi

Kemaliye mimarisi

Kemaliye kuruluşundan bu yana, çeşitli kültürlerin yaşandığı bir yer olma özelliğini taşır.

Doğa sporları

Doğa sporları

Kemaliye’nin en önemli turizm alanlarından biri Doğa Sporları Şenlikleridir.

Kemaliye'ye ulaşım

Kemaliye'ye ulaşım

Kemaliye’ye ulaşım genellikle Malatya, Elazığ ve Erzincan İlleri üzerinden sağlanmaktadır.