Seçimlere çok az bir zaman kaldı. Adaylar belirlendi. CHP bir çok yerde ön seçim yaparak demokrasinin gereğini yerine getirdi.

Tebrik edip şapka çıkartmaktan başka diyecek bir sözümüz yok. Demokrat isek  demokrasiyi savunuyor isek egemenlik milletin ise; her partinin bunu yapması zorunludur. Öyle veya böyle bu işi sulandıran, kendisini parti tabanından ve teşkilatlarından üstün gören her kim ise kusura bakmasın demokrat filanda değildir. Her zaman kendisini partisinden üstün gören kim olursa olsun, kibir yapmış olur ki en büyük günahlardan biridir. Başkanlık, Başkanlık diyerek bağıran milletin refahını düşündüklerini söyleyenler CHP kadar olamamışlardır. Atasözümüz ne kadarda anlamlıdır. Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz. Doğru olan söz budur. Gerisi lafı güzaftır. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın diye atamın sözünü dinlendirenler sırça köşklerde oturacaklar ve kendilerini padişah sanarak sadrazam ataması yapacaklar. Milletim bu duruma daha ne kadar katlanacak bilemiyoruz.

Türkiye’de öteden beri devam eden bir lider sultası vardır. Halen demokrasi ve hukukun üstünlüğünün tartışıldığı ülkemizde bir adım mesafe yol alınamamıştır. Herkes Anayasamızın demokratik olmadığından bahsediyor. 400 vekil istiyor. Tamamda ne yapacaksın diye sorulunca Anayasa’yı değiştireceğim diyor. Neden peki denildiğinde başkanlık sistemine geçelim diyor. Demokrasi kimsenim umurunda değil.  AKP kurulduğu zaman Sayın Cumhurbaşkanı’nın Siyasi partiler yasasını değiştirip lider sultasını kaldıracağım dediğini kulaklarımızla duyduk biliyoruz. 13 yıl oldu sanıyorum bu söz zamanaşımına uğradı.  Sayın Cumhurbaşkanı, ülkeyi derin yapılara mahkum eden sistem lider sultasının olduğu sistemdir. Eğer derin yapıların ülke yönetiminde söz sahibi olmalarını istemiyorsanız; milletimizin gerçek vekillerini seçmelerine izin vermelisiniz. Böyle bir durumda derin yapılar siyasi idareye baskı yapamaz hale gelecektir. Derin yapılar şu anda iktidar ve muhalefet liderlerini ve kuvvet erklerini temsil eden kişileri etki altına almaları lazım iken, başkanlık sisteminde tek kişi ile bu işi başaracaklardır. Bunu hiç düşünmediniz mi?  

Rahmetli Sakıp Ağa ölmeden önce TV deki bir programda ülkemin kurtuluşu için , siyasi iradeden iki şey istiyorum, siyasi partiler yasası ve seçim kanunu değiştirilsin gerisi gelir demişti. Ne doğru söyledi. Ben her seçim dönemlerinde buradan yazdığım yazılarda aynı durumu defalarca dillendirdim Kimse duymadı. Bu sistemde lider değiştirmek mümkün değil. Ya kasetlerle belden aşağı şantajlar yapılarak istifa edecek, ya ölecek ya da Cumhurbaşkanı olacak. Herkese 3 dönem şartı olacak kendisine ömür boyu serbest olacak. 30 yıldır milletvekili olanlar var. Bunları aday gösterenlerin milletin yanında olduğunu düşünebilir misiniz. Milletvekili seçimleri neredeyse iş bulma kurumu haline gelmeye başladı, işi gücü olmayanların bir maaşa bağlanarak söylenileni yapması gerektiği gibi çok tehlikeli bir algı oluşmaya başladı. Milletvekilliği onurlu bir meslek olmaktan çıktığı algısı demokrasimiz açısından çok büyük bir zaaftır. Siyasi Partiler Yasası değiştirilmedikçe, lider sultası gitmeyecek, parti, koltuğu kapanın elinde kalacaktır. O da kime göz kırparsa o kariyerlenecek, ekmeklenecek, dik duranlar doğruyu söyleyenler yıpratılacaktır. Sistemin böyle işlediği bu seçimlerde aday gösterilenlerden bir kez daha ortaya çıkmıştır. Hepsini Yüce Mevlaya havale etmekten başka elimizden bir şey gelmiyor.

Bu seçimlerde Erzincanlılar üzerinde kıyım harekatı yapıldı. 2002 seçimlerinde 3 bakanla birlikte temsil edilen Erzincanlıların Erzincan dışında ki illerde seçilecek adayı kalmadı. Özellikle İstanbul da bir milyona yakın Erzincanlının bulunduğu düşünülürse en az 6 milletvekilliğini alması gerekmekte iken seçilecek sıradan aday olmaması çok manidardır. Hoca lakaplı Sayın Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Erzincanlılardan çekindiği açıkça ortaya çıktı. Binali Yıldırım’la halen mücadele içerisinde olduğunu sanıp Erzincanlıların önünü kesip sindirmeye çalışıyor. Aynı şekilde CHP’nin de ön seçim dışında Mustafa Sarıgül rüzgârından dolayı Erzincanlılardan çekiniyor olduğu anlaşılıyor.

Peki MHP’ye ne oluyor. Sayın Bahçeli İstanbul’da ki Erzincanlıları biliyor. Buna rağmen Erzincanlıları meydanın boş olmasına rağmen seçilecek sırlardan aday göstermemesi anlaşılır gibi değil. Onun kimseden çekindiğini sanmıyorum. MHP’de genel başkanlık yarışı içerisinde olan bir Erzincanlı yoktur. Acaba olur diye mi düşünüldü. Ben şahsım olarak bütün bunları anlayamadım. Anlayanlar vardır. Anlatırlarsa çok sevinirim.

Önümüzde ki genel seçimlerin devletimiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını Yüce Allah(cc) tan diliyorum. Var olan birbirinden kıymetli Erzincanlı milletvekili adaylarına
başarılar diliyorum.