23. 02. 2018

İnsan!

Yazdır

Dünyanın hızla gelişen yapay zeka ve robot teknolojisi ile üretim ve hizmet sektöründe köklü değişimin devam ettiği süreç göze alındığında eski sürüm sistemleri uygulama fırsatı bulamadan yeni sistemlerin uygulanmaya başlandığı küresel pazarda hızınızı artırmanız için buluş ve pazarlama stratejisine sahip olmak zorundasınız. Buluş ve pazarlama stratejisinin temel unsuru insandır.

Şirketler, çalışanlarıyla yaptığı ilk görüşmeden başlayarak ücret ve görev değişimleri, sosyal imkanlar ile kariyer planına kadar tüm değişkenlerin kontrolüyle çalışanın işgücüne kazanımını sorgulayan, birlikte çalışma kararı verdiğinde her iki tarafın, uzun vadeli bir bedel ödemeyi göze alması gerekir.  
Gerçekten iyi şirketler, özellikle de iş dünyasının yönetim danışmanları, insan kaynakları birikiminde yaşanan sıkıntının farkında olduğunun bir göstergesi olarak çalışanına, performans ötesinde güven ve bütünün değişmez bir parçası olarak değerlendirmekte kararlılık gösterirler. Her ne kadar günümüzde kısa sürede iş değiştirme, hızlı yükselme popüler gösterilmeye çalışılsa da işin doğasına uygun olmadığı kanısındayım.

Çalışanları sürekli daha iyisinin yollarını aramaya alışkın hale getiren ve işten çıkarmanın kolay olduğu hukuki çevre şartları, bilinçli profesyonel rekabetin azalmasına, uzun vadede şirketleri iflasa hatta ülkeleri ekonomik krize sürükler. Çalışanların işini kaybetmesi veya değişiklikler sonrası geçirdiği süreçleri göze aldığınızda, deneyimli çalışanların ön yargılı davrandığı, tutarsızlığı, hatalı kararların alındığı, riske girmeyen, iletişime kapalı en önemlisi istatistiklerde çalışıyor olarak raporlanan gerçekte işgücüne tam kapasite ile geri kazandıramadığımız büyük kayıplarla karşı karşıyayız. Küreselleşme ve sanayi değişimleri nedeniyle "iş" özü itibariyle insan kaynağındaki yapıya kitleniyor.

Hızla gelişen sistemsel dönüşüm işin ötesinde, insan olduğu yaklaşımını gerektiriyor. Sistemsel bakış açısıyla, organizasyonu organizasyon yapan iş arkadaşlarımız ve takım çalışmasının merkezileşmesidir. Çalışma dünyasındaki döngü "iş" stratejisine bakmaz, "insan" stratejisiyle biçimlenir.

Kurum olarak "işine gelirse" diyemezsiniz, çekirdek ailede olduğu gibi davranmalısınız. İşe yeni aldığınız kişileri öğrenme, katılım sonrasında kurumun temel ihtiyaçları destekleyici ve kurum içi veya dışı çekirdek iş mekanizmaları oluşturması, kendi ayakları üzerinde durabilecek,  yönetim becerilerine sahip, yetiştirdiğiniz kişileri özgürleştirmelisiniz. Nasıl bir ebeveyn çocuklarının sağlığı, eğitimi için yaptığı fedakarlıklar yanı sıra evden ayrılsa da durumunu sorgulayarak sürekli destek veriyor ise kurum içinde aynı modellemeleri, süreçleri işletmek ve bu değer zinciri modelini kurgulamak zorundayız.

Şirket varlıkları ile insan kaynaklarına ayrılan bütçe değerlendirildiğinde işgücü devir oranı yüksek olması sistemin çalışmadığı veya yenilikçi kurgulamanın doğru olmadığı anlamına geliyor. Kurumun sistemi ne kadar iyi kurgulansa da iş gücü devri yüksek olan kurumların iflası kaçınılmaz bir hal alır. Mühendislik profesyonelleri eski işgücü kurallarına göre işleyen çarkı yeni iş modeline göre kurgulamak için endüstri mühendisliği ile yöneylem becerilerine sahip iteratif modele geçiş için çabalasa da ön yargılar ve yanlış uygulamalar süreci yavaşlatıyor.

Tek başına işsiz olan bir kişinin devlet teşvikleri ile tutunabilmesi yerine aktif çalıştığı kurumun alt şirketleri olarak ayrışan, bölünen işlerle dahil ederek ya da istekli ise destekleyerek girişimciliğin çevikliği ile çalışanımıza güvenmeli ve sürekli hep birlikte kazanmayı ve öğrenmeyi hedeflemeliyiz. Sonuç olarak kurum, çalışan bağlılığını sağlayamadığı, takım ruhu ve çalışma arkadaşları ile koordineli hareket etmeyi öğrenemediğinde, geçmişe göre görülmemiş oranda işlerini kaybedecekleri ve değiştireceklerinden, odağında "iş" olan insanlar da tutarsız ve hiç bitmeyecek iş paradoksunun üstesinden gelemeyecektir.