16. 11. 2018

Başkanlık için sandık geliyor

Yazdır

İstikamet belli oldu. Referanduma iki ay var. Türk Milleti tarihi bir oylama yapacak. Türkiye’de 95 yıldır uygulanan parlamenter sistemden vaz geçilerek, başkanlık sistemine geçilmek isteniyor. Nedenini kimse tam olarak bilmiyor. Açıklanmıyor da. Nedenin şu olmadığı kesin. Bir kişi Anayasa’ya uymuyor. Ne yapalım, o kişiyi Anayasaya uydurmaya gücümüz yetmiyor, bari Anayasayı bu kişiye uygun hale getirelim. İşin nedeni bu olsaydı; parlamenter sistemden vaz geçmek yerine Cumhurbaşkanlığı ile başbakanlık birleşmiş olur adına da cumhur ve bakanı kaldırarak Başkan denirdi sorun çözülmüş olurdu.

Devleti yönetenler bunun gibi binlerce çözüm üretecek kapasitedeler. Demek ki arayış başka? Bir düşünceye göre; bu Başkanlık meselesini iyi anlamak için; 1952 yılına Nato’ya üye olduğumuz tarihten bu yana olan gelişmeleri dikkatle incelememiz gerekir. O zamandan bu zamana kadar federatif sistem ve başkanlık modelleri hep gizli gündemlerde konuşula gelmiştir. Amaç Milli ve Güçlü bir Türkiye yerine, çok milletli güçlü bir devlet oluşturmak ve ABD çıkarları doğrultusunda hızlı karar verebilen, aynı zamanda çabuk ayrışabilecek bir yapı ile devam etmek. Bu, ülkemize Nato ve ABD tarafından yapılan gizli gündemli bir dayatmadır. Belki bu düşüncenin de etkisi vardır. Ancak ben esas nedenin bu olduğuna çok ihtimal vermiyorum.

Başkanlık sisteminin neden güdeme bomba gibi atıldığını ve kimin attığını bilerek irdelemek gerekir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yaptığı müdahalelerle devletimizi yönlendiren en önemli siyasetçidir.  Rahmetli Türkeş’ten sonra kesintisiz MHP Genel Başkanıdır. 2002 seçimlerini açıklayan ve AKP’nin iktidar olmasının önünü açan kendisidir. Nedeni sorulduğunda tarihçiler yazacaktır demiştir.. Ben tarihçi değilim ancak şimdi yazıyorum. ABD’nin dayatması karşısında topu millete atarak devletimizi rahatlattı.  367 oylamasında TBMM’sine gelerek olası bir darbeyi önledi. Şimdi de Başkanlık sisteminin önünü açan isim oldu. Hem de FETÖ çetesinin devletin en yüksek bürokrasinin içerisine sızdığı ve temizlenemediği bir dönemde. Peki neden acaba Devlet Bey devreye girdi. Bunu kendi ağzından şöyle açıklıyor. Bu sisteme geçmeye mecburuz. Ortada fiili durum var. Daha nasıl anlatayım. Ben yapmasam bunlar HDP ile, içerisinde federasyon olan başkanlık sistemine geçecekler diye imada bulunuyor. Veya fiili durum yüzünden demokrasi yine kesintiye uğrayacak, ihtilal olacak mı demek istiyor? Ben açıkçası tam anlayamadım.

Bir diğer düşünce ise AKP içerisinde ki
FETÖ’cülere dokunmak siyasetten arındırmak, üst düzey bürokrasiden arındırmak için Başkanlık sistemi şart deniyor. Bir başka düşünce ise; parlamenter sistemde milletvekillerinin yürütme üzerinde çok etkisi olduğu ve kontrolsüz bürokrat atamalarının yapılarak devlete sızıldığını engellemek için yapılıyor diyor. Sonuçta meclis iradesini gösterdi ve milletin önüne başkanlık sistemini koydu.

Şimdi söz millette. Millet son sözü söyleyecek. Herkesin bir düşüncesi neredeyse oluştu. Benim de bir düşüncem elbette var.
Ancak dikkat edelim, şu anda kişi seçmiyoruz. Sistem tercih ediyoruz. Bu nedenle siyasi düşüncelerimizle acele edilip kararımızda sabitlenmeyelim. Sistemi iyice irdeleyelim.
Düşünelim. Ekonomik hayatımızı, sosyal hayatımızı nasıl etkileyeceğini müspet veya menfi yönde düşünerek inceleyelim.
Başkanlık sistemine geçiş ayrı bir seçim.
Başkan seçmek ayrı bir seçimdir. Birbirine karıştırmayalım. Şimdiden yapılacak sistem tercihinin sonuçları ne olursa olsun kardeşliğimizi ve birliğimizi pekiştirsin
istiyorum. Saygılarımla.