21. 08. 2018

Yeni Erzincan düzeni

Yazdır

Yaşadığımız şehri; kültür, din, bilimsel ilerleme ve siyasetin geleceğimiz üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak için bu yazıyı okuyan herkes özellikle de kendi insanımız  "Erzincan" sözcüğünü duyduğunda bir kere daha düşünmeli;  birlik, beraberlik, dayanışma ve yardımlaşma adına elinden geleni mutlaka yapmalı...

Erzincan insanı; profesör, mühendis, doktor, avukat, sanatçı, zanaatkar, kıdemli öğretim görevlileri, tüccar ve sayamadığım alanında uzmanlaşmış değerli hemşerilerimiz ile bir çok zaman bir araya geldiğimiz zaman yaptığımız sohbetlerde, geçmiş ve geleceğe yönelik analizlerimi aktarmak
isterim.

Uluslararası yüzlerce firma sahibi ile yaptığım iş görüşmeleri yanı sıra çalıştığım holdingler ve kendi şirketim bünyesinde dünyanın en iyi şirketleri ile milyonlarca dolarlık sanayi, ticari, inşaat vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinlikleri değerlendirdiğimde şirket yöneticilerinin özel portrelerini, zirvedeki şirketlerde yaşadığım olayları anlatmak için yeni bir kitap yazmak gerekir.

Türkiye genelinde her şehri hatta metropolleri defalarca ziyaret etmem ve ileri gelen iş adamları ile olan kişisel görüşmelerime dayanarak her alanda Erzincanlı olarak, nevi şahsına münhasır bir milletiz. Erzincan dernekleri ve vakıflarının organizasyonlarına katılım sağladığımda, Erzincan düzeni kavramındaki iletişimin günümüzün nihai en kritik sosyal manalı etki olduğu sonucuna vardım. Bu konuda bir yazı yazmaya karar verdiğimde vakıf ve dernek yönetici ve üyelerinin Erzincanlı olarak tavsiye ve destekleri paha biçilmez.

Konunun çeşitli yönleri hakkında tartışmalardan yararlanmamı sağlasa da tekrar tekrar gözden geçirdiğimde tüm metnin düzeltilmesi bile çok zor olduğuna belirtmek isterim.

Erzincan iş dünyası; çeşitliliği, zenginliği ve alışıldık uzmanlık alanı becerisi ile coşkusuna rağmen birlikte çalışma kültürünü üstlenme, kontrollü güç dengesini gözetmeden mahrum kendi idealleri doğrultusunda politikalarını göstermeye çalışıyor.

Erzincan ısrarla birliktelik arayışında olsa da, yıllardır çoğu kişi katılmadan hatta haberleri bile olmadan gerçekleştirilen organizasyonlarda amacına yönelik, gerçek anlamda bir birliktelik hiç var
olmadı.

Erzincan ileri gelenleri yaşamının büyük bir bölümü boyunca bireysel kazanımlarını tanımladı. Çoğunluğu kendini dünyanın merkezi saydı ve kurallarını dayattı. Günümüzdeyse şehirsel sorunlar ülke genelinde yaşanıyor. Farklı bölgelerde yaşayan hemşerilerimiz, Erzincan ile ilgili her soruna anında müdahil olmasına rağmen pek çok konuda önemli kişiler fikir birliği sağlayamıyor. Gerilimin ve uzaklaşmaların yaşandığı bir düzen haline geliyor.

Bizzat yaşadıklarıma dayanan bu tespitlerim Erzincan tarihinin kuvvetli karakteri arasında bir keşfe çıkarıyor. Erzincan ilişkilerinin geleceğine; tarih boyunca yaşadığı zorlu sürecin sonrası çıkarılan derslerden yola çıkarak geniş bir yelpazedeki olaylara müthiş bir bakış olanağı sunuyor.

Bu amaçla bir araya gelen vakıf, sivil toplum ve derneklerin bünyesinde daha etkin olunabilmesi için öfkeye kapılarak herhangi bir kimseye karşı herhangi bir sert harekette bulunulmadan içinden gelindiği gibi isteyerek yardımlaşma ruhunun ötesinde insani ilişki ve iletişimin oluşturulması gerekiyor.

En önemlisi de gelir, sosyal statü vb. hususları gözetmeden Erzincan’ın aziz ruhu uğruna bir an olsun sizin için güç bir görüşme olmasına rağmen ustalık ve beceriyle birbirinize karşılıklı konuşma fırsatı tanımaktan vazgeçmeyin.