22. 07. 2018

15 Temmuz sonrası

Yazdır

15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden tam bir yıl, 17, 25 aralık olayları ile başlanan mücadelenin üzerinden de yaklaşık 3,5 yıl geçmiş durumda. Ancak hala bakıyoruz Fetö ile mücadele de kesin sonuç alınamamış. Hala korkular var. Fetö nün üst bürokrasi ve siyasi ayağına dokunulamamış. Ancak Devletin tepesi şöyle diyor; “tek bir fetö cü bile kalmayıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz, inlerine girdik” tamam sözleri anladık. Kararlı bir mücadele yapılacağı söyleniyor. Olağan Üstü Hal bir yıldır uygulanıyor. On binlerce memur görevlerinden alındı. Tutuklananlar, malına el konulanlar filan tamam da, siyasetçiler neredeler. Bürokrasiden geldiğim için biliyorum ki, özellikle üst düzey atamalarda siyasi destek olmayınca olmuyor.

Peki bu fetöcüleri bu makamlara atayanlar tövbe mi ettiler. Bunlar neredeler. Orman işçisi, şöför, memur, şef, müdür yardımcısı fetöcü olsa ne yapabilecek. Bunlar görevden alınırken bunların atayan üst memurlara neden dokunulmuyor. Üst memurlara referans olan siyasetçilere neden dokunulmuyor. Neden olarak şu konuşuluyor; vekil sayısı azalır, seçim yapın o zaman, seçim ülkeyi kaosa götürür deniliyor. Ne oldu peki, 17 Nisan’da yapılan tarihin en önemli referandumu ülkeyi kaosa mı götürdü. Liderlerin tek başına milletvekili sıralaması yaptığı ülkemizde, Genel Başkan fetöcüleri aday göstermez 3 ayda meclis yenilenir. Böylece sandalye sayısı kaygısı ortadan kalkar. Bu arada üst düzey memurlarda yenilenir. Sistem, Devlet ve Millet rahatlar.

Her geçen gün süreci tersine yürütüyor. Fetöcüleri ümitlendiriyor. Milletin yarısının güvendiği siyasi kanat bu operasyonları yapmaz ise, işte o zaman kaos olabilir. Millet kime güvenecek. Stratejik ortak dediğimiz, bir projede birlikte eş başkan olduğumuz ABD fetö yü neden vermiyor. ABD üzerinde bu fetö, koskaca Türkiye Cumhuriyeti’n den dahamı değerlidir. Bu nasıl bir haldir. Konuşulan şu; efendim biz fetö terör örgütünü dünyaya anlatamıyoruz. İnanmıyorlar deniyor. Acaba neden inanmıyorlar ki? Daha düne kadar her türlü yardımı yaptığınız, her şeylerine kefil olduğunuz, yücelttiğiniz, birlikte olduğunuzu dünyaya ilan ettiğiniz kişiye şimdi hain dediğinizde, kendi yanınızda ki işbirlikçilerine dokunmazsanız elbette inandırıcı olamazsınız.

Denen şu, bizi üç harflilerle cinler le kandırmışlar. Ancak biz şimdi fark ettik. O zaman görevden alınan, içeriye atılan kişiler de bizede cin musallat etti ve bizide kandırmış derlerse, onlarla sizin aranızda ne fark kalır ki. Millet bana inandı, onlara inanmıyor sözünü söyleyebilirsiniz. Benim kanaatimde o yöndedir.

O zaman, yukarıda anlattığım yapılması gerekenleri bir an önce yapınız. Zira ülkemizde bunlarla en fazla mücale azmi içerisinde olanda sayın Cumhurbaşkanıdır.
Kendisinden bir an önce, ucu kime dokunursa dokunsun, bunların kökünü kazımasını
istiyoruz.

İnsanlarımız bir acayip olmuş, Türk olmanın özelliklerini yavaş yavaş kaybediyoruz. Bir dalkavuk yalaka grubu var, güç kimin elindeyse neredeyse oraya taklalar atıyorlar. Düne kadar, Fetullah Bey denmesine kızan Hoca Efendi Hazretleri diyeceksiniz diyenler, bu gün bakıyorsunuz herkesten daha çok fetö ye küfür ediyorlar. Allah(cc) korusun yarın fetö önemli hale gelse, bunlar o zamanda topluca fetönün tarafında dalkavukluk ve yalakalık yaparlar. Ne acı bir şey bu. Onlar adına çok üzülüyorum. Biraz onurlu olun yahu, siz nasıl Türk Evladısınız, omuraganız mı yumuşadı. Cemaatle ilgili uyarı yapanlar olduğunda, adeta dalga geçen, kargalar güler, bunlar kafayı yemiş diyenler den bazıları hala bakan, başbakan yardımcısı, bari bunlara bir el atın. Makara 35 diyerek dimize saygısızlık edene, şimdi Milletin …. koyduk diyene söyleyecek lafınız yok mu? Neden hala onları yanınızda barındırıyorsunuz.  Bunları milletin görmediğini sananlar dikkat etsinler, bu millet feraset sahibidir. Siyaseten bir alternatif çıktığı zaman sizi yerle bir eder. Bu kafayla Kemal Kılıçdaroğlunu ve Devlet beyi çok arasınız. Benden söylemesi.