23. 10. 2017

Erzincan sevdamız bitmez

Yazdır

Ben seni "Ergan üşüyor" dediğin gün sevdim Erzincan.
Ergan’da kaya idim.
Fırat’a yuvarlandım taş oldum.
Erzincan ovasında çakıl taşı koydular adımı.
Kemaliye’de kum oldum.
İliç’te inşaatlara harç yaptılar.
Kürek kürek kum oldum ben
Refahiye’de temellere gömdüler beni.

Terk edip gitsekte seni çok uzaklara
Erzincanlıydık en kral alemlerde
Desturumuzdu adam gibi oturup adam gibi kalkmak.
Ne zarları kahve fincanlarına koyup salladık
Ne gayri meşru işlerle uğraştık
Ne devletten vergi kaçırdık
Ne kimsenin arkasından konuştuk
Ne başkasının malına bizim dedik
Ne de kimselere iftira attık
Birileri gibi şerefsizlik yapmadık
Ayıptır der utanırdık...
Biz adam olduk, adam kalalım dedik.

"Ayrılık neden üşütür insanı" diye sorma Erzincan.
Tembel öğrenciler gibi mazeretim çok benim.
Sen bilmezsin gurbetteki gecelerin uzunluğunu.
Ben senden ilk ayrıldığımda
Canım çok acıdı.
Bıçaklar saplandı bedenimin derinliklerine sanki.
İçim yandı çok susadım.
Göğüste bitmek bilmez bir ağrı başladı kıvrandım.
Ağızımda akşamdan kalma acı bir tat
vardı kustum.

Ben seni ilk sevdiğim de Erzincan,
Gözlerim hep dolu doluydu.
Nefesin kesilir, yüreğin sıkılır, aklın karışırdı.
Caddelerine sığmazdım ben.
Sokakların dar gelirdi.
Kamyonlar altında kalır paramparça olurdum.
Kanım akardı kıpkırmızı.
Üzerime gazete kağıtları örterlerdi.
Ben ölürdüm.

Ben seni ilk sevdiğimde uykular haramdı.
Bütün türküler seni söylerdi.  
Can acıtırdı o türküler.
Ne dersem diyeyim.
Sabahlara kadar diller dökeyim.
Dizlerine kapanıp ben ettim sen etme
diye yalvarayım
Biliyorum ki yine de affetmezsin Erzincan.

Ne demiş Erzincanlı şair
İlim Erzincan Kemah’ta doğdum...
İşte o dağların çocuğuyum ben...
Bir başkası da şöyle buyurmuş.
Bir evim var idi taştan çamurdan
Salladın başıma gülüm Erzincan...
Sana küsemedim gülüm Erzincan...
Bende tüm Erzincan gazetesi çalışanları
adına diyorum ki.
Büyükler bağışlayıcıdır ellerinden öperiz Erzincan.