22. 07. 2018

Dernek, federasyon konfederasyon

Yazdır

Memleketimiz Erzincan’dan bin kilometre uzakta, İstanbul’da bulunan hemşerilerimiz her köy için bir dernek kurmuş bulunmaktadır. Kültürümüzü ve tanışıklığımızı bir arada tutan, cemiyet ve cenazelere katılım konusunda bu dernekler faydalı hizmet vermektedirler. Bahar piknikleri düzenlemek, il ve ilçe organizasyonlarına katılmakta gözle görülür faaliyetler arasındadır. Bir çok köy derneğinin tapulu mülkleri ve lokalleri mevcuttur. Köy Derneklerinin yönetimi komşuluk hukuku içerisinde yapılıp sürdürülmektedir. Ancak konu İlçe derneklerine gelince belli bir başkanın ve ekibinin görev aldığı üye sayısının  çok sınırlı kaldığı ve olan üye sayısının da bir daha ki seçimi garanti etmek adına eşi dostu üye kaydetmek suretiyle oluşan durumdadır. Durum böyle olunca kendilerinin üst derneklerde temsil ve söz hakkı bulunmadığını düşünen bir çok hemşerimiz ilçe ve il birliğinde uzaklaşma eğilimine girmiştir.

Hemşeri derneklerimiz, Sayın Büyüğümüz Yıldırım Akbulut un Başbakanlığı döneminde zirve yapmış fakat istenilen birlik ve beraberlik tam olarak sağlanamamıştır. Yıldırım Bey’den sonra öyle bir hale gelinmiş ki, Beyoğlu İstiklal Caddesin de bulunan Ersiad  dernek merkezi, kirasının ödenmediği için eşyaları haciz edilmiştir. Diğer taraftan ilçe dernekleri 40, 50 kişilk katılımlarla genel kurullarını yapar hale gelmiştir. 2003’ten itibaren Sayın Büyüğümüz Binali Yıldırım Bey’in hemşehrilere olan sevgisi sayesinde dernekçilik tekrar önem kazanarak yükselen değer olmuştur. Bunu görenler yakın oldukları dernek yönetimlerini ele geçirmişlerdir. Aradan 15 yıl geçmesine rağmen bakın İstanbul da ki dernek yöneticilerine hep aynı kişilerdir. Yukarıda anlattığım üzere yönetimler eşi dostu üye yaparak yönetim de kalmayı sürdürmüşlerdir. Örneğin kendi İlçemiz Refahiye Derneğinde böyle bir miras bulunmaktadır. Bakıyosunuz bir köyden hiç üye yokken diğer köyün tamamı ilçe dernek üyesi yazılmış durumda olabilir. Peki bu durumdan kimler ne için memnundur. Kimler memnun değildir. Bunu hemşerilerin takdirine bırakıyorum. Bu dernek Federasyon şeklinde olsaydı, kimse kafasına göre eş dost üye kaydedemeyecek ve demokratik bir şekilde seçim sonucu yöneticiler görevlere gelebilecekti. Şimdi ise kişi istemezse ömür boyu bu tip dernekler de başkanlık yapabilir.

Dernekler üzerinden son zamanlarda meydana gelen hareketlilik İliçli ve Tercanlı hemşehrilerin İlçe Dernekler Federasyonu kurması ile başlamıştır. Bundan başka Erzincan Dernekler Federasyonu adı altında bir birlik daha kurulmuştur. Yöremizin bu işlere kafa yoranları, özellikle Ersiad ın kapatılmasından sonra ilçelerin federasyon süreçlerini tamamlayarak bir üst birlik olan Erzincanlılar Konfederasyonu kurulması yönünde çalışma yapılmasına koyulmuşlardır. Bu arada Konfederasyon dan sonra ikinci planda kalacaklarını düşünen ve toplumda ki yerlerini görev yaptıkları sivil toplum kuruluşlarından alan, kendisini Erzincanlıların abisi zanneden kişi ve kesimler bu çalışmalara nifak sokmak istemektedirler. İstanbul da hemşeri organizasyonlarına en fazla destek veren Refahiye ilçemiz olduğu için yöneticileri ile görüşülmüş ve Refahiye Derneğinde de bir çalışma başlamıştır. Halen her ilçenin katılımıyla Erzincanlılar Platformu oluşturulmuş olup, Ilıç Dernekler Federasyonu başkanı sayın Cahit Tatar tarafından başarılı bir şekilde yürütülmektedir. Refahiye Derneğinde o zaman federasyon çalışması sırasın da Başkan Mahmut Kumbar ve yönetim kurulu arasında sorun yaşanmış ve Mahmut Kumbar görevinden istifa etmiştir. Bundan sonra Mahmut Kumbar Refahiye Dernekler Federasyonunu kurmuş ve ilk Genel Kurulunu yapmıştır. Bunlardan bir sorun yok ancak bir takım abiler, Federasyonun Refahiye’yi böldüğünü ifade ederek Sayın Başbakanımızın Refahiye’nin federasyon şeklinde örgütlenmesini istemediğini söyler olmuşlardır. Ancak ben şahsen Sayın Başbakanımızın böyle bir düşünce içerisinde olduğuna ihtimal vermiyorum. Ancak gidip başkanlık seçimi yapıldı kaybetti ve bu nedenle federasyonu kurdu derseniz, o da haliyle kızgınlığını ifade eder. Böyle bir durum var ise Sayın Büyüğümüzden bu federasyon ve konfederasyon çalışmalarını yapan hemşerilerimizi dinlemesini istirham ediyorum. Zira Refahiye İlçemiz katılsa da katılmasa da Erzincan Dernekleri Konfederasyonu kurulmak üzeredir. Bu konfederasyonda Refahiye’nin temsil edilmemesi, Kime ne yarar sağlayacaktır.

Ben burada İlçe Dernek Federasyonlarının Dernekler Kanuna göre her üye derneğin vereceği delege sistemi ile yapılmasının bu kuruluşlara kurumsal kimlik kazandıracağını düşünüyorum. Özel olarak da Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanının ilinden ve ilçesinden bahsediyorsak, derneklerimizin yapılanmasına özen göstermemiz ve Başbakanımıza yakışır bir sivil toplum örgütü oluşturmamız gerekmektedir. Bu güne kadar bazı hemşehriler Sayın Başbakanımızın ceketine yapışarak aşağıya çekmeye çalışıp durdular. Ancak gururumuz olan Sayın Başbakanımızın yanında, karınca kadar da olsa mücadele ve destek olmak bütün hemşerilerimizin özelliklede sivil toplum örgüt yöneticilerin görevidir. Hemşehrilerin örgütlerinin bir araya gelmesi birlik ve dayanışma içersine girmesinden kim neden rahatsız olur anlamak mümkün değildir. Düşünelim şimdi, bir konfederasyon kurulsa herkes kendisini ifade edebilecek ve hemşehrilerin öz güveni gerçekleşecek, Bu kuruluşa, Sayın Başbakanımız istediklerini bir defada söylese ve herkes buna uysa kötümü olur. Dernek başkan seçimlerinde bile Sayın Başbakanımızı taraf edenler var.  Başbakanın istediği birine gidip olumsuzluklar öne sürerek vaz geçirmek, sonra geriye dönüp bu istemiyor demek, sonra kendi istediği kişiye giderek Sayın Büyüğümüz seni istiyor demek, tekrar Başbakanımıza dönerek halk bu adamı istiyor diyerek istediklerini kabul ettirenlere mi meydanı bırakacaksınız. Sayın Başbakanımız bunları muhtemelen bilmiyordur. Ancak yapıyorlar. Benim itirazım şudur, Devletin başbakanımızın her anına ihtiyacı var, böyle kişisel eğolarınızla sayın büyüğümüzü meşgul ve rahatsız etmeyiniz. Bizim derdimiz dernek başkanı kim, federasyon başkanı kim diye merak etmek değil, bunların ikisinde sahip çıkıp destek vermek olmalıdır. Şu anda ki Refahiye Dernek Başkanı ve Federasyon Başkanı çok yakın iki arkadaştır. Biz de ikisini de çok yakından tanıyıp destekliyoruz. Sivil toplum kuruluşları meslek odaları, sendikalar, vakıflar, dernekler ve benzeri yapılardır. Hepsinin kuruluş şekli amacı ve çalışması faklıdır.  Bu nedenle yöneticiler yapacaklarını ve misyonlarını iyi bilmeliler diye düşünüyorum. Örneğin Vakıfın tanımı literatürde “bir kişinin, belirli bir hizmetin yerine getirilmesi ya da başkalarının yararlanması için malını ya da parasını ya da mülkünün bağışlayarak oluşturmuş olduğu kuruluştur.” Şeklindedir.

Sivil Toplum Kuruluşları; insanların tek tek yapamadıklarını beraber el birliğiyle yapmasıdır Yani birlikteliği, gönüllülüğü ve dayanışmayı temsil eder. 21 yüzyılda önemli bir kavram olan sivil toplum; akademisyenlerin yanı sıra buralara gönül verenlerin de tecrübelerinden yararlanılması gereken yerlerdir. Yani nitelikli yöneticilere ihtiyaç vardır. Bir ülke de demokrasinin ve ekonominin gelişmesinde sivil toplumun etkisi olduğu kadar bizlere aktif vatandaşlık anlayışını da getirir Sivil toplum, demokratik bir toplum oluşturulmasında, devlet-toplum, birey ilişkilerinin demokratik bir şekilde düzenlenmesinde önemli bir enstrümandır. Sivil Toplum örgütlerinin yaygın olduğu ve kabul gördüğü toplumlarda sorunların, problemlerin çözümlerinin daha kolay olduğu, kurum ve kuruluşlar arasındaki ilişki ve münasebetlerinde daha medeni ve hoşgörülü bir şekilde yürüdüğü veya yürütüldüğü su götürmez bir gerçektir.
Konu dernek ve federasyon olunca federasyon neler yapar diye kısa bir araştırma yaptım. Aşağıda ki metni buldum ve aynen yazıma aldım.

FEDERASYON NELER YAPMALIDIR.?
Bir kere bir ilçede federasyon olmazsa olmaz bir sivil toplum örgütüdür.
Mutlaka her ilçe bunu oluşturmalı ve kurmalıdır.
Öyleyse federasyon neler yapacaktır.
√- İlçede Kurulu dernekler arası koordinasyon, haberleşme ve yardımlaşma ancak federasyon kanalı ile yapılabilir. İlçe köy dernekleri bundan son derece uzak durumdadır. Federasyon iyi yönetilirse bunu sağlayabilir.
√-  Bir federasyon altında iyi organize olmuş dernekler gerek siyasi alanda gerekse dış dünyada daha itibarlı ve etkin olurlar.
√-  Kuracağı komisyonlarla projeler üreterek derneklerin ve üyelerinin kullanımlarına sunar.
√-  Ait olduğu yöresinin, ilçenin tanıtımını tüm dernekleri de arkasına alarak daha iyi yapar.
√- Gerek ulusal gerekse uluslararası fonları araştırır koşullarını öğrenir ve federasyon olarak ya da durumu uyan derneklere kullanımını sağlar.
√- Federasyonun elinin altında daha fazla insan kaynağı olacağı için derneklere danışmanlık altında destekler verir.
√-  Dernek başkan ve yöneticilerini eğitir. Bu sayede dernekler daha sağlıklı işler yapar.
√- Yaratacağı fonlar olursa bunların ortak projelerde nasıl kullanılacağını duyurur ve dernekleri birlikteliğe teşvik eder.
√- Tüm üye dernekleri ilgilendirecek projelere, dernekleri ortak ederek yapmalı onların oluşturacağı birliğe rehberlik etmelidir. Örneğin: Bir eğitim kurulu kurulması, Huzur evi yapılması, kreş açılması, tüm dernek üyelerine ortak kartlar çıkartılarak indirimli alışverişler yapılması gibi projeleri uygular.
√- Üst birliklere üye olarak üye derneklerinin dünya ile daha fazla yakın olmalarını sağlar.’’

Benim dernekçilik deneyimim 1999 yılında vergi müfettişi iken başladı. 2002 yılında Sayın Başbakanımızın henüz bakan değilken, 4 kasım 2002 genel seçimleri yapılmadan önce ben Ersiad Denetleme Kurulu Başkanıydım. Ve 2006 dan bu yana hiçbir dernekte aktif görev almadım. Sizin ne yaptığınız önemli değil, başka taraflara nasıl anlatıldığınızın önemli olduğunu bu kısa sürede anladım. Acaba Binali Bey den önce dernekler de yönetici olduğu halde kalan kaç kişi var? Allah(cc) başımızdan eksik etmesin ve uzun ömür versin, Başbakanımızdan sonra bu günkü yöneticileri ne kadar derneklerde göreceğiz çok merak ediyorum. Yaşarsak göreceğiz.