17. 08. 2018

Devleti anlamak

Yazdır

Uzun zamandır devam eden OHAL’e rağmen Beka sorunu var denerek, Mübarek Ramazan Ayını da kapsayan  bastırılmış erken seçime gidiyoruz. Sayın Bahçeli her zamanki özelliğini gösterdi ve yönetime müdahale ederek sandığı Milletin önüne koydu.

2002’de seçimi açıkladı Ak Parti iktidar oldu. Meclise girdi 2/3 yi sağladı Sayın Gül’ü Cumhurbaşkanı seçtirdi.  Şimdi de seçim istedi bakalım ne olacak. Öyle bir seçim istedi ki herkes olur sadece o olamaz dediği sayın Tayyip Erdoğan’ı kendisi Cumhurbaşkanı adayı gösterdi. Ülke yönetiminde bu kadar belirleyici olan Sayın Bahçeli’nin, adayımız Binali Yıldırım deseydi, Recep Bey kabul eder miydi? Bilemiyoruz. Peki Devlet Bey’in gerekçesi nedir. Kendisi ve yardımcısı şöyle ifade ediyorlar; “Bir yol kazası olmadan, beka sorunu var.” Bu açıklamadan ne anlaması gerekiyorsa herkes kendisine göre bir yorum yaptı. Benim tanıdığım ve takip ettiğim kadarıyla Devlet Bey, olası bir ihtilal riski gördü ve onu anlatmak istedi. Bu tabiî ki bir beka sorunudur. Ancak bunu açıkça söylemez, söyleyemez. Ancak bu kadar söylenebilir. Sonuçta 2002’de olduğu gibi Devlet Bey orta yolu bulmuş ve demokrasiye nefes aldırmıştır.

Çok iyi hatırlıyorum, Devlet Bey, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasına zemin hazırlayıp seçtirdikten sonra İstanbul’da yaptığı bir konuşmada Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı ben seçtirdim. İleride göreceksiniz neden seçtirdiğimi. Abdullah Gül’le devlet daha iyi olacak gibi şeyler söylemişti. Ondan sonra ben dikkatle izledim ancak pek bir şey fark edemedim.

Devlet Bey’in 2002’de neden seçim istediniz sorusuna da “tarihçiler açıklayacaklardır” diyerek cevap verdiğini hepimiz biliyoruz. Başkanlık Sistemini de getiren Devlet Bey değil miydi. Acaba Devlet Bey kendisi bütün bunları açıklar mı bir gün bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey var ki; bütün bu kararları tek başına aldığıdır.

Bir YMM meslektaşım beni aradı, “seni
ziyarete gelmek istiyorum” dedi. Sebebini ise 2007’de ziyaretime geldiğini ve gelecek ilgili konuştuğumuzu, o günlerden olacak her şeyi bildiğimi söyledi bende çok şaşırdım. Ney di peki dedim. Başkanlık sistemi dedi, Fetö dedi, Barzani dedi, Esat dedi.
Ekonomi dedi.

O günleri düşündüm. O günlerde yazılıp çizilenlerden NATO üyesi ülkemizin ABD politikaları gereğince bir takım değişikliklere gideceğini ben dahil herkes yazıp çiziyordu. Fetoş, hain, tutsak dediğimiz de, sizde iman eksikliği var dediler. Başkanlık sistemi gelecek, Suriye bölünecek federasyonlar Türkiye’ye bağlanacak herkesin yazdığı çizdiği bir şey değilmiy di? Ekonomiye dikkat, dolara yüzde 45 faiz veriyorsunuz diye örneklerle makaleler yazdım. Bin liralık telefonu beşyüz liraya aldırıyorsunuz bu diğer beşyüzü kim ödeyecek ileride fazlasıyla milletten çıkacak dedik, yazdık okuduk duyuramadık. Gerile gerile büyüme rakamları verildiğinde borçlanma büyüme değil, ülke montaj sanayisine döndü. Yüksek katma değerli ürünler üretmek lazım dedik kimse oralı olmadı. Devleti borçlandırmayın beka sorunu olur dedik bizimle alay ettiler. Şimdi ise Cumhuriyet
tarihimizin en kötü ekonomik krizi ile karşı karşıyayız.  

Önümüzde ki seçimlerden sonra yeni sistem denenecek, Devlet Bey 100’ün üzerinde milletvekiline sahip olacak görünüyor. Mecliste denge pozisyonun da olacağı kesin. Eğer Meclisle Cumhurbaşkanı arasın da uyumsuzluk olursa meclisin dediği olacak. Böyle bir durum ciddi bir yönetim sorunudur.  Böyle bir durumla idare edilemeyeceğimiz kesin. Ne olacak dersiniz. Devlet Bey bir
seçim tarihi daha açıklar ve ülke ve demokrasimiz nefes alır.

Ancak Devlet Bey yeni  dönem de kendisinin ve hiçbir MHP’linin görev almayacağını söyledi. O zaman siyaset yapmakta ki amaç nedir. Kamudaki ülkücüleri atıp yerine Fetö’cüler konulmasaydı 15 Temmuz hain darbesi olur muydu. Tamam yine Ülkücüler itilsin kakılsın sahipsiz kalsın, Bozkurtlar aç uyusun Akkurtların yaşması için gerekli mücadeleyi yapsın, sürünen aç kalan yine milletin gerçek sahipleri olsun öyle mi?