16. 11. 2018

Sen söyle Erzincan

Yazdır

Bir plak olsam
Ali Ekber Çiçek çalsam mesela...
"Mektup selam söyle benden sılaya" demeden bozulsam...

Pkaba Turan Engin kaseti taksam...
“Gel ha gönül havalanma.
Engin ol gönül engin ol” dese.
Ben deli divaneye dönsem...

Dudaklarımdan “Erzincan’a girdim ne güzel bağlar” türküsü, gözlerimden Girlevik’in suları dökülse...

Kemaliye’nin karanlık kanyonlarına yürüsem...
Otlukbeyli’nin yamaçlarında ayaklarıma çalılar batsa kanasa...
Üzümlü’de “Erzincan’a girdim ne güzel bağlar” türkü tuttursam en acıklısından...
Ben bağıra bağıra ağlasam...

Ergan Dağı’na Erzurum Dağı’nıdövdürtsem. Yüreğimi soğutsam...

Lal olsa dillerim sussam
Küstürsem gönlümü hiç konuşturmasam...
Susarak özlesem...
Aklıma girdiğinde Refahiye...
Leyla’ya hasret, Mecnun’a dönsem...

Fallardan medet umsam...
İki fırtlık kahveler kaynatsam Kemah’ta
Bir dikişte içip fincanları ters etsem.

Ben papatyanın çiçeklerini Tercan’da 'seviyor' 'sevmiyor'lara yorsam.
En son çiçek yaprağı ‘Erzincan  beni seviyor’ çıktığında... ‘Seviyor çiçeği’ni af edip koparmasam...

Sen söyle canım Erzincan’ım hayat
bize oyun oynuyor olabilir mi?
Ne o yorgun gibi bir halin var senin.
Duyguların karışık olabilir mi...

Biliyor musun sen...
Suyu sert İnsanı mert Erzincanlılığım geliyor bazen aklıma...
“Dert bir değil ki elvan elvan” oluyorum... Yağmur bulutları gibi simsiyah doluyorum...

Sonra beş çayı yapıyorum...
Bardak bardak senin özlemini yudumluyorum..