Eğer mevzu futbol olsaydı...
Diyelim ki Erzincanspor’da liglerden birinde olsaydı...
Günlerden de pazar...
Kırmızı-Siyahlılar’da rakibini yenseydi.
Bak sen pazartesi günkü Erzincanlıların muhabettine...
Ağızlar kulaklarda olurdu.
Erzincanspor üzernide “Şampiyon” yazan posteri işyerlerinin en görünen yerlerine asılırdı.
Bir de elin tersiyle postere vurulur ”Koçlarım benim” falan denilirdi.
xxx
Çaylar içilip, çorbalar yudumlanırken Erzincanspor muhabbeti dönüp dolaşıp gol atan, ama erzincanlı olmayan o futbolcuya gelirdi.
Biri hangi takımlarda oynayıp da Erzincan’a geldiğini anlatırdı.
Bir diğeri “aldığı mangırlar helal olsun” edebiyatı parçalardı.
xxx
Ama Erzincanspor liglerde yok tabi...
Gazozuna maçlar yapmasada mahalli denilen sözde liglerde alçak sürünme eğitimleri yapıyor.
Hiç kimse ne oyuncularını tanıyor ne de yöneticilerinin adını sanını biliyor.
Aldığı sonuçlar da yine kimsenin umurunda falan olmuyor.
Hal böyle olunca da pazartesi günleri Erzincanlının maç muhabbeti Erzincanspor olmuyor.
xxx
Görmüşsünüzdür.
Gazetenin birinci sayfasında 5 tane yavrunun resmi var.
Bu çocuklar Erzincanlı.
İstanbul’da yapılan 9 yaş Kış Kupası’na katıldılar.
68 erkek ve 45 bayan sporcunun katıldığı müsabakalarda Erzincan’ı temsil ettiler.
Erzincan Tenis Kulübü sporcuları olan bu çocuklar TED, ENKA ve TAÇ spor gibi Türkiye’nin en güçlü takımları ile nefes kesen mücadele ettiler.
İşte o Türkiye devi olan kulüpleri geride bırakan Erzincanlı tenisciler erkeklerde ve bayanlarda final oynayarak ikinci oldular.
xxx
İşte konu futbol olmayınca Erzincan’ı İstanbul’da başarılı bir şekilde temsil eden bu çocukları spor muhabbetinde kimse konuşmadı.
xxx
Serdar Akgün, Zeynep İlayda Akarsular, İrem Özdemir, Mert Hüseyin Karadağ , Muhammet Kerem Yıldız ve Mehmet Remzi Sökmen bu önemli başarınızı kutluyor gözlerinizden öpüyorum.