Cumhur Başkanlığı seçiminin ilk turuna günler kaldı. Beklenildiği gibi Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı’na aday oldu. Karşısında da kuvvetli bir rakip var. Prof.Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, Ekmeleddin Bey bu güne kadar politikaya karışmamış, islam Konferansı Örgütünün Genel Sekreterliğini yapmış, uluslararası arenada tanınan, bilgili, mütevazi, Cumhuriyetin temel değerlerini özümsemiş Yozgatlı bir Türk Çocuğu olma ötesinde; arkasında AKP ve BDP dışında neredeyse tüm siyasi partilerin mutabakatla desteklediği bir şahsiyet.
İlk defa halkın doğrudan seçeceği bir Cumhurbaşkanı olacak. Bu durum beraberinde bazı sıkıntıları da birlikte getirecek gibi görünüyor. Seçimi yapılacak yer devletin başı. Burası öle bir yer ki, burada bulunan kişinin kişisel özellik ve zaafları devleti doğrudan etkileyebilecek bir makam. Sayın Abdullah Gül, Aralık/2013 e kadar kanaatimce iyi bir Cumhurbaşkanlığı yapmıştır. Yine bu türden bir kişilik özelliği gösteren birisinin bu makamda oturması devletimizin için daha hayırlı olur diye düşünüyorum. Makamım gücüyle ben ne dersem o olur diyen bir yaklaşımın sonucu doğrudan millete yansıyacaktır. Bu nedenle iki kere değil, çok kere düşünerek oy kullanıncaya kadar her vatan evladının siyasi hırslarından uzak bir şekilde mantıklı bir karar vereceğini ümit ediyorum. Çünkü sonradan geriye dönüp düzeltilecek bir durum söz konusu değildir.
Adayları incelediğimizde Ekmeleddin Bey’in Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş fikrini benimseyen ve parlamenter sistem içerisinde ki bir yapıya önem veren mevcut durumun garantisi gibi göründüğünü söyleyebiliriz. Burada şunu da hemen ilave etmeliyiz ki İslam Ülkeleri arasında Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en önde olmasının nedeni bu mevcut parlamenter sistemdir. Kanaatimce bu sistem başarılı olmuştur. Diğer taraftan Recep Tayyip Bey yeni Türkiye söylemlerini dillendirmektedir. Zaman zaman bu meclisi kurucu meclise benzeten ifadeler kullandığını unutmayalım. Dinliyoruz hitabeti güzel etkili. Sloganda çok güzel Yeni Türkiye! Sanki şu anda ki Türkiye demode olmuş gibi bir söylem. Sanırım kavramlarda yanlışlık var; Recep Tayyip Bey’ in Yeni Türkiye sözünü ben; hukuk devletinin ve sosyal adaletin gereklerini yerine getiren, herkesin güven içersin de olduğu, geleceğinden endişe etmediği, polisine ve yargısına güvendiği, demokrasinin tüm unsurlarıyla uygulandığı, gelişime açık, yenilikçi, dünya ile entegre olmuş güçlü bir ekonomiye sahip, Türk ve İslam Dünyasına önderlik yapan bir Milli Devlet olarak algılıyorum. Aksi nasıl düşünülür bilemiyorum. Acaba Yeni Türkiye dendiğinde Cumhurbaşkanını halk seçti diye görev süresince istediğini yapan bir Türkiye mi anlatılmak isteniyor. Kurucu Meclis Türkiye Cumhuriyetini kurmuştu. Bu meclisi neyi kuruyor anlayamıyoruz. Recep Tayyip Bey’in ilk mitingini Samsun’da yapması, oradan da Erzurum’a geçmesi bilinç altı olarak bir şeyler mi çağrıştırıyor. Ne mesaj veriliyor, şahsen ben anlamadım ve hayretle izliyorum. Bu mesajı anlayan varsa lütfen bana da anlatsın.
Şimdi seçim nasıl gerçekleşecek oylar nasıl verilecek kim hangi Reis adayına oy verecek onu incelemek te yarar var. Geçen yazımda Recep Tayyip Bey’in aday olmayarak hemşerimiz Binali Yıldırım da dahil, birkaç kişinin Cumhurbaşkanı Adayı yapılması halinde seçimin bitmiş olacağını ifade etmeye çalışmıştım. Ancak bu gerçekleşmedi ve Tayyip Bey aday oldu. 30 Mart Seçimlerinden sonra ki yazımda milletimizin AKP ye neden oy verdiğini analiz etmiştim. Tekrar derinlemesine açıklamayacağım. Ancak bir cümleyle özetlersek; dinsiz devlet ve dinsiz CHP söylemleri ve merkez sağda alternatif bir partinin olmaması, onca hırsızlığa ve hukuksuzluğa rağmen milletimiz kerhen de olsa Müslüman bir başbakan düşüncesi ile AKP ye oy vermek zorunda kalmıştır. Ancak şimdi öyle değil, öyle bir aday var ki karşısında, İslami değerlere daha fazla bağlı ve kendisini ispat etmiş bir din profesörü aday var. Artık millet rahat durumda. Ancak Tayyip Bey bunu bildiği için yine tribünleri medya aracılığı ile yönlendirmeye çalışıyor. Ağzından çıkan her laf tüm TV ler de canlı yayınlanıyor. Bu bakımdan yarışa sekiz sıfır önde başladı. Ancak kanaatimce çok kolay olmayacak.
AKP içerisinde de sıkıntı var. Ortaya çıkmasa da birkaç kümeleşmiş gruplar var. Recep Bey’in seçilmesi halinde yerine atayacağı kişide çok dengeyi etkileyecek gibi görünüyor. Kendisi bunu bildiği için seçilmeden bir işaret vermiyor. Benim kişisel kanaatime göre, milletin kabul edeceği seveceği, hizipçi olmayan, hizmet yönü politik yönünden çok ağır basan AKP içinde ve dışında kabul edilen, projeler ve yatırımlar bakanı olarak bilinen hemşerimiz Sayın Binali Yıldırım Bey’i Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce Başbakan olarak açıklar ise seçimi ilk turda kazanır diye düşünüyorum. Aksi takdir de seçim kazanma ihtimali yüksek gözükmüyor. Bir de şöyle bir öngörüm var. Seçim ikinci tura kalırsa Kürtlerle yapacağı pazarlığı milletimiz kabul etmeyecek ve ilk turda Recep Bey’e oy verenler ikinci turda bu yüzden tercih değiştirerek Ekmeleddin Bey’e oy verecekler. Bekleyip birlikte göreceğiz. Ancak her vatandaşımızın oyunu mutlaka kullanması gerekiyor. Sonra kimse pişman olmasın.
Herkesin Ramazan Bayramını tebrik ediyorum.