Ben Erzincan’dan kovuldum biliyor musunuz?
Bir gün Refahiye’ye Adana’dan bol paçalı
tumanlı kadınlar gelmişti...
Ellerinde uzun saplı, keskin ağızlı baltalar vardı...
Bismillah çekmeden vurdular kalem gibi çamlara...
Sarı çamlardan sanki kan kırmızı kan aktı...
Siz görmediniz.
Ben de görmedim.
Leylekler gördü.
Bir de kanadı kırık serçe kuşunun annesi...
Çam koca gövdesiyle yere serilirken
Sen ağlamadın...
Ben ise uyuyordum.
xxx
Ben Erzincan’dan kovuldum biliyor musunuz?
Siz bilmezsiniz ama ben biliyorum.
Ne zaman ki bu şehrin gerçeğini kaleme alsam...
Öcü gibi bir adam oldum vesselam...
Kimi “Git lan” dedi.
Kimi de beni öküz yerine koyup sabana
koştu eyi mi?
Oysa ben Erzincan’ın bir köyünde bir harman yerinde bir düvendim...
Altımda çakmaktaşları vardı.
Döndüm, dündüm, döndüm...
Erzincan’ın başaklarını tanelere böldüm...
Un oldum boğazlarda lokma lokma oldum...
xxx
Ne zaman ki “Erzincan’ın gerçeklerini yazma”
dedilerse.
Ben de keçi inadı tepreşti...
xxx
Önce Refahiye sallandı.
Sonra Kemah bir o yana bir bu yana gittti geldi.
Erzincan bir o yana bir bu yana gidip gelirken Erzincan AKP Milletvekili Sabahattin Karakele ile CHP milletvekili Muharrem Işık Ankara’daydı...
Erzincan’ın yeni valisi Selman Yenigün, yeni gelen yükünü evine yerleştiriyordu...
Erzincan Belediye Başkanı Yüksel Çakır, yarının planlarını yapıyordu...
xxx
Ben Erzincan’dan kovuldum biliyor musunuz?
Bir gün Şuherin’nden gireyim dedim Refahiye’ye
Köroğlu Deresinde enselendim eyi mi?
Köroğlu Mağarası’nda sorgulara suallere çekildim günlerce.
Yemin billah ettim bir daha varmayacağım diye Erzincan’a...
xxx
Huylu huyundan vazgeçer mi?
Bir keresin de sahte kimlikle geçmiştim havalanını...
Soluğu Ordu Caddesi’nde aldım...
Güneş gözlüğü gözlerimden yukarda kel kafamda.
Ben de bir hava bende afi ki sorma gitsin...
Birden iki el bindi enseme...
Karga-tulumba oldum bir anda...
Ver elini Atatürk Ormanları...
Gerisini sorma...
xxx
Şimdi benim Erzincan’a gelmem yasak...
Çok uzaklardan sizlere sorgu suval ediyorum.
Büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öpüyorum...
xxx
Geçenlerde radyo dediydi.
Erzincan’da deprem oldu...
Heç de tınlamadın vallah...
“Eyi dedim” vali gibi...
Belediye başkanı gibi “Olması gayet normal” diye geçirdim içimden...
Şamata olsun diye Erzincan 112’yi aradım...
“Deprem olmuş” dedim...
“Git la öylesine bi sallandı geçti” dedi...
155’e “alo” çektim...
“Ağabey deprem” dedim...
“He oldu ne olmuş ki hemşo” dedi.
Ölü yaralı diyesi oldum dedi ki “yoh yok”
Ses geliyordu...
Sibal Can diyordu ki ”yok yok”...
xxx
Bakın ağalar beyler...
Valiler, belediye başkanları ve de kaymakamlar.
Erzincan iki kez sallandı değil mi?
Bir o yana bir bu yana gitti geldi doğru mu...
Bu konu da anlaştıksa eğer...
Erzincan yasaklısı ama Erzincan sevdalısının dilekçesidir bu.
İster cevap verile ister ise verilmeye...
Ama depremde bir damla kan aktığında...
Bilesiniz ki öbür dünya da iki elim yakanızda
TC
Erzincan Valiligi ve Belediye Başkanlığı’na
Önceki yıllarda iki büyük deprem yaşayan Erzincan’da geçen ay peş peşe iki deprem meydana geldi. Valilik ve belediye başkanlığı olarak aldığınız önlemler nelerdir. Olası bir büyük derpemde 24 saat boyunca hazır kıta bekleyen birimleriniz nelerdir. Niye Refahiye ve Kemah depremleriyle ilgili kamuoyuna doyurucu açıklama yapmadınız.
Deprem dersinizi yoksa iyi çalışmadınız mı.
Beni bu konuda bilgilendirmenizi rica eder saygılar sunarım.
Halit Çelik