Sen gideli yemin billah aynı buralar...
Ergan’ın yine başı dumanlı.
Fırat yine deli dolu akıyor.
Derinliklerinde gelinleri
Kıylarında çocukları yuttuyor.

Ne zaman yağmur yağsa.
Şimşekler alev topuna dönse
Gök çatırdasa
Ninem yine deprem oldu sanıyor.

Üzümlü’de bağlar yine saklım saçaktı
Arif Kurt’un dudaklarında çimin üzümü vardı
Notalar hüzünlü mü hüzünlüydü
Mızrap vuruyor saz üzüm gözlüm diye ağlıyordu

Bir sabahtı Dumunlı’dan bir ağıt yükseldi
Dediler ki arılar aldı başını gitti
Refahiye uyurken firar etti.
Bal peteklerde mahsur kaldı.

içinde ayrılık geçen romanları rafa kaldırdım
Bizi oradan buraya uçurtanlar unatsın dedim
Erzincan’ı şehirlere boşaltanlar Allah’ından bulsun dedim.

Sen gittin
Soğuklar düştü burada
Son göçmen kuşları da terk etti
Anladık mi güzü yaşyamadan kış geldi.

Kemah’ta demlenecek yine yalnızlığım
Karıştıracağım çayımı zaman erisin
Takvimlere bakacağım zehmeri gecelerinde
Önce baharı ardından yazı bekleyeceğim
Sonra senin yollarını gözleyeceğim

Ben Çayırlı’da sensiz yalnızım bilesin
Kemaliye’nin kanyonlarına atılmışım sanki
Otlukbeli’nde ordular üzerime geliyor.
Bir serseri ok çıkmış yayından hedef bedenim
Hedef benim.

Bu şehir yoksul, bu şehir fakir bilirim.
Yoksa ayrılığı koyup gidermiydin hiç heybene.
Ama şu şehir ağaçlarında salıncak kurulup uyutulan çocuklar kadar masum bilesin.
Yoksa der miydi Yaşar Tan gülüm Erzincan.

Gittiğin yerde şehrin beton balkonları ağırlaşır
Bizim buralarda damlar akar.
Oralarda çocuklar ‘klavyeyi’ tokatlar
Burada çocuklar sadece kar topu oynar.

Hani İliç’e geldiğinde ben senin peşinden
koşup dururdum...
Gitme kal derdim.
Saate benzetirdin ikimizi.
Derdin ki yolkovan ben olayım hızlı
Sen akrep kal ağır aksak...
Sonra bir kahkaha patlatırdın
Anlardım ki fazla kalmayacaksın...

Ben bu topraklarda tutuldum ayrılık sevdalarına.
Ne güneşler batırdım seni soluklandığım dağlarda
Ne türküler yaktım bir bilsen.
Değirmen gibi üğütülen hayatıma.

Yıl 365 gün kaldı buralarda
Dört mevsim de hiç değişmedi bilesin
Haftalarda 7 günde inat etti bir kere.
Gün yine 24 saat
Gremse gibi duruyor sandıkta

Çayırlı’da kış çetin olur bilirsin.
Buz tuttuğunda Hasan Çavuş’un bıyığı
Deriz ki Girlevik şimdi dondu.

Ahvalimiz böyle işte.
Bu dağların buzu erimez
Dağlar mor menekşe açmadan bilirim ki Erzincanlı Erzincan’a gelmez.

İyi ki erken gittin buralardan.
Görseydin benim karlı dağlarla konuştuğumu
Belki bir daha gelmezdin
İşte o zaman kahrından ölürdün.