15 Temmuz 2016, unutulmaması ve unutturulmaması gereken bir tarih. Bu milletin din, dil, ırk, mezhep ayrımı yapmadan hep birlikte şehadet şerbeti içmek için aynı yolda yürüdüğü tarih.Halillerin, Ayşelerin, Burakların, Abdullah Tayyiplerin, Erolların ve daha nicelerinin şehadet şerbeti içtiği tarih.
İstanbul Çengelköy’de oturmama rağmen 15 Temmuz günü Kısıklı da idim. Çengelköy’de nelerin olup bittiğini sabah saat 06.30 sularında öğrendim. Olay yerine intikal ettiğimde Kuleli askeri lisesisin önünde yoğun bir kalabalık gördüm. Araçların tek şeritte hareket etmesine izin veriliyordu. Kuleli Askeri Lisesini geçip ileriden döndüm. Aracımı polis panzerlerinin olduğu alana çektim. O esnada aracımda Tayyip Erdoğan’ın bir şiiri okunuyordu.
"Biz kısık sesleriz…
Minareleri, sen, ezansız bırakma Allah’ım! Ya çağır şurada bal yapanlarını Ya kovansız bırakma, Allah’ım!
Bir polis memuru yanıma yaklaşarak arkadaşım sesini sonuna kadar aç dedi. Açtım. O ana kadar Çengelköy’de nelerin yaşandığını bilmiyordum. Köprü ve Kısıklı’ya kanalize olduğum için Çengelköy’den bi haberdim. Kuleli Askeri Lisesinin içinden askeri lise öğrencilerini çıkarıyorlardı. Vatandaşlar oldukça öfkeli idi. Polis minibüsünü yumrukluyorlardı. Minibüs hareket ettikten sonra Çengelköy’ün içine yürüdüm. Aman Allah’ım. Her yer kurşun izleri, her yerde boş kovanlar. Her akşam oturup hoşsohbetler yaptığımız tarihi Çınaraltı’nın önünde kan izleri. Etrafta ağlayanlar, gözyaşı dökenler…
Sonradan öğreniyorum okul harçlıklarını biriktirmek için yaz aylarında çalışan Kemahlı Burak Cantürk’ün şehit olduğunu. 28 Şubat’ta kendisine idam cezası verilen Sivaslı Erzincan damadı Halil Kantarcı’nın şehit olduğunu.
Pendik’te esnaf tarafından çok sevilen Osman Yılmaz abimizin şehit olduğunu, Ayşe Aykaç’ın, Onur Ensar Ayanoğlu’nun ve Mustafa Cambaz’ın şehit olduğunu…
Fitne çok büyük. Ama fitne kıvılcımının çıktığı yerlerden birininde Kuleli Askeri Lisesi olduğunu. Hâlbuki tarihinde birçok önemli badireyi atlatmış Kuleli böylesine bir hainlikle anılması hiç istemezdi. İsmini Yavuz Sultan Selim zamanında bostancılar ve bostancıbaşıları için yaptığı binalardan dolayı "Bostancıbaşı Odaları" adını verdiği ve bu bahçede bulunan kulede görev yapanlardan dolayı "Kule Bahçesi" veya "Kuleli Bahçe" olarak anılmakta olan bu yer İstanbul’un fethinden sonra yeniçeri ordusunca kışla olarak kullanılmıştır.
Özellikle III. Ahmet, II. Mahmut döneminde kullanılan ve Sultan Abdülmecid tarafından hastaneye çevrilen, tahaffuzhane olarak hizmet veren, at eğitimi için içerisinde padoklar bulunan bu güzide mekânı mesken tutan hainler tarihe kara bir leke olarak geçtiler.
Kuleli Askeri Lisesi komutanı Mürsel Çıkrıkçı o gün halk için askerlerine "Hiç acımayın" ifadesini kullanmış, halka direk kurşun sıkarak 17 kardeşimizin şehit olmasına sebep olmuştur. Osmanlı hükümdarları için en gözde sayfiye ve av yerlerinden olan Çengelköy bu acıyı hiç unutmayacaktır.
15 Temmuz sonrası Çengelköy sırtlarında bulunan Çengelköy mezarlığında 8 şehidimiz bulunmaktadır. Adeta mezarlığın o bölümü Cennet bahçelerinden bir bahçe. Çengelköy’e ziyarete geldiğinizde sahilde bulunan meşhur Çınaraltı’nda çayınızı yudumladıktan sonra muhakkak Çengelköy sırtlarına çıkarak o aziz şehitlerimizi ziyaret etmeyi unutmayın. "Babası geri dön, geri dön derken babasına 'ben gitmezsem o gitmezse nasıl sesimizi çıkaracağız?" diyen Kemahlı Şehidimiz Burak Cantürk’e, Bu milletin bekası için sesini her daim çıkaran ve Pazar günleri sabah namazlarını Üsküdar Mihrimah Sultan Camii’nde kılan ve son açıklamasında toplanan kalabalığa ithafen "Sizlerde birer şehit adayısınız, bizlerde bu gaye için çalışıyoruz diyen ve şehadet anında eşimi ve çocuklarımı bu ümmete emanet ediyorum" diyen Erzincan damadı Sivaslı Halil Kantarcı’ya ve tüm şehitlerimize birer fatihe okumayı ihmal etmeyin lütfen… Sen şehitlerimizin şefaatlerini bizlerden mahrum eyleme Allah’ım.
Bu vesile ile Kurban Bayramınızı da en içten dileklerimle kutluyor böyle acıları bu millete Yüce Rabbimin bir daha göstermemesini temenni ediyorum. Dünyanın her köşesinde mahrum, mazlum tüm Müslüman kardeşlerimizin ve siz değerli okuyucularımın bayramını bir kere daha kutluyor, akan kanın son bulmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.
Kalın sağlıcakla…