Günlerce Yahoo’larda Google’lerde beyin patlattım.
Aradım taradım ve tarihimize damga duran iki devri nihayet buldum.
Biri Lale Devri değeri Papatya Devri...
Her ne kadar şimdilerde AB kapılarında bekleyip dursak da Lale Devri Batılılaşma macerasının başladığı dönem...
Lale devrinde Osmanlı zenginleri bir tek lale soğanı için servet öder, saray bahçelerinde gece eğlenceleri düzenlerdi.
Üzerinde mum dikili kaplumbağalar ile lale bahçeleri ayyaşlara, sarhoşlara ilham verirdi.
Alkolik Nedim en güzel şiirlerini Kağıthane Sadabad’daki lale bahçelerinde sırtında yanan mum taşıyan kaplumbağalara bakarak yazdığı rivayet edilmektedir.
Ayyaş Nedim’in yazdığı şiirlere kadınlar tav oldu.
Adam kendisine aşık ettiği kadınlarla nerdeyse harem kuracaktı.
Bu Lale Devri’nde müsrifliğin ayyuka çıktığını yaşamadık ama Allah’tan tarihçiler yazmış bizler de okuyarak öğrendik.
İşte bugün vatandaş geleceğini düşünmeden harcama yapanlara “Lale devrini yaşıyor”der.
Bu laf da Lale’nin ne kadar bir bela çiçek olduğunu en iyi çekilde açıklıyor.
Lale Devri adaletsizliğin ve boş vermişliğin simgesidir.
Ondan mıdır ne yaşlılar vasiyetlerinde hep “Aman mezarıma laleyi yaklaştırmayın” demişlerdir.
Lanetlendiğinden mezarlık çiçeği bile olamamıştır lale.
Bir de yakın tarihimizde papatya devri vardır.
Papatya devri de Lale Devri’ne benzer.
Bu devirde de bazı insanlar ardını ve halkını düşünmeden yaşadılar.
Har vurup harman savurdular.
Görgüsüzlük papatya devrinde de moda oldu.
Tombul tombul, boya fıçısına düşmüş kadınlar...
Edirne Romanları’nın giydiği rengarenk elbiseler.
Bu devrin papatyaları Lale Devrindeki saray ve köşk eğlencelerini 5 yıldızlı otellerin havuzbaşlarına taşıdılar.
Onlar verdikleri partilerde gece bile güneş gözlüğü taktılar.
Ama yetimin öksüzün doğmamış bebeğin hakkını yediklerini görmek için bizlerin at gözlüğü takmamıza gerek yoktu.
Allah’ın kuluna verdiği göz feri ile bu adaletsizliği görmek yetiyordu.
Papatya devrinin sonunu “Davulu delen jaguar”, “Rüşvetin belgesi mi olur lan!?” “ Sen git küçük bilmem neyle uğraş” falan getirdi.
Lale ile papatya denen çiçeklerin ömrü çok kısadır.
Büyüklerimiz der ki “ Lale ve papatya ile uğraşmak pek hayırdan değildir”
Mesela papatya...
Fal çiçeği değil midir.
“Seviyor sevmiyor”larda yaprakları bir bir başının derisinden sökülmez mi.
Son kopan yaprak “Sevmiyor” çıktığında ayaklar altına alınıp ezilmez mi?
Ya lale.
Ömrü bir kelebek kadar kısa değil midir?
Kokusu var mıdır?
Şimdi diyeceksiniz ki “yoktur yoktur”
Eeee
Geriye ne kaldı?
Lalenin çiçek olması için?
Erzincan’da son Elazığ depremiyle yine uykular kaçtı.
“Fay beşiği acaba bugün mü sallar, yoksa yarına mı kalır? diye ahali serçe tedirgenliğinde yatıp kalkıyor.
Erzincan Belediyesi ise binlerce liraya her tarafa lale soğanı ektiriyor.
Bunun adınada “Hizmet” diyor...
Kimse de “Sen ne yapıyorsun kardeşim bu ne müsriflik” diye de hesap sormuyor.
Ekilen ekildi zaten
Erzincanlı aş, iş beklerken
Kim bilir kaç binlerce lira çoktaan toprağa gömüldü bile...
Ancak bu mühim hizmet bence yarım yapıldı .
Belediye laleyi getirdi, yada yetiştirdi ama, üzerine mum dikilecek kaplumbağaları unuttu.
Tabi ki şarhoş Nedim gibi bir ayyaşı bulmayı da düşünemedi.
Erzincan Belediye Başkanı
Her sene bir devir yapsın
Gelecek seneyi mesala meşe devri ilan etsin.
Meşe ağacı dayanıklıdır.
Uzun yıllar yaşar.
Dalı vardır yaprağı vardır.
Ha bir de peliti vardır.
Meşe iyi odundur.
Dalı dalkuvuk gibi eğilip bükülse de
Gözdesi angut gibi dik durur.
Meşe deyip geçme...
Harbi iyi ağaçtır.
Ne bileyim yazın gövdesinde soluklanırsın.
Keserine, küreğine baltana sap yaparsın mesela...
Kışın kafan bozulduğunda keser yakarsın örneğin...
Odun gillerden meşe, lale gibi değildir.
Üzerinde deney bile yapabilirsin.
Nasrettin Hoca’nın yoğurdu gölde her ne kadar maya tutmadıysada...
Mesela sen meşenin bir dalına elma, diğerine Armut aşılayabilirsin.
Tutarsa eğer aşı rahmetli Hoca da mezarında rahat yatar, seveba girersin...
Yok lalede inat ederse belediye...
Oldu olacak Kelkit Vadisin’den bir kol bağlansın Erzincan’ın başına...
Ark açılıp verilsin su Erzincan’ın tüm caddelerine...
Salınsın içine de yüzlerce kapmumbağa....
Hizmet dört dörtlük olsun.
Hepinizin Erzincan’daki Lale devrinizi
kutluyorum.