7 Haziran 2015 Milletvekilliği Genel Seçimleri yapıldı. 2002’den sonra tek parti iktidarı dönemi bitti. Bir dönem, iki dönem, üç dönem derken dördüncü dönem içinde AKP birinci parti olarak seçimden çıktı ve meclise birinci parti olarak girdi.
Bu güne kadar, başladıkları günlerden itibaren gerginlik politikaları uygulayarak girdiği her seçimi kazanan AKP ve Lideri Recep Tayyip Bey bu defa en çok oy istedikleri bir anda çok ağır bir yenilgi aldı. Seçim kazanmak için her yol mübah düşüncesi bu kez duvara tosladı. Cumhurbaşkanı tarafsızlığını kaybetti ve devletin tepesine güven adeta kalmadı. Yeni Türkiye’yi kuracağız diyerek kendi saltanatlarını ilan etme çabasında olanlar
kaybetti.
AKP’nin kesintisiz üç dönem seçilmesinin nedenlerini iyi analiz etmek gerekir. Bu gün ne olduğundan ziyade, bu güne nasıl gelindiği iyi anlaşılırsa, bundan sonra ki dönem için daha iyi planlar yapılabilir. Bunu anlamak için seçmen yapımızı çok iyi analiz etmemiz gerekir. Ülkemizde yüzde 70 oranında sağ seçmen ve yüzde 30 oranında da sol seçmen bulunmaktadır. Hatırlayalım 2002 seçimlerini DYP ve ANAP ittifakı son günde engellenerek AKP’nin önü açılmıştır. Daha sonraki seçimlerde ise sağ da AKP ve MHP kalmıştır.
Her seçimde her ne hikmetse MHP yüzde 70’lik sağ kesimden oy alarak iktidar olmaya çalışmak yerine adeta yüzde 30’luk bölümden pay almak için strateji geliştirdiği iddia edilmiş ve AKP’ye meydan boş bırakılmıştır. Sağ seçmen gerginlik politikaları ile iyice AKP’ye kaymıştır. Sağ seçmen Devlet Bahçelili bir MHP’ye oy vermeyeceğini belki bahane olarak belirtmiştir. Merkez sağda önü açılan başkaca bir yapı oluşmadığından AKP her seçimi kazanır hale gelmiştir.
2002 den itibaren AKP, Gülen Cemaati ile Kürtlerle ittifak içerisinde 12 yıl ülkeyi yönetmiştir. Önce cemaatle hükümetin arası açılmıştır. Adeta savaş çıkmıştır. En mahrem konular yerle yeksan olmuştur. Ayakkabı kutuları, sıfırlama işlemleri, makara lafları devletin adeta çivisini çıkarmıştır. Bu seçimlerde hesap sorma ve hesap verme başlıkları gündemleri epey vakit almıştır.
Merkez sağda oy kaydıracak bir yeni hareket olmadığı için ve MHP’ye gerekli aktarım yapılamadığı veya MHP alternatif olarak görülmediği için Recep Bey ve AKP’nin önünü kesecek formül bulunmuştur. Hadep’in önü açılarak barajı geçmesi için destek verilmiş ve AKP nin tek başına iktidarı engellenmiştir.
Gelinen durumda belirleyici konumda olan Hadep’le AKP dışında kimsenin koalisyon yapmayacağını düşünüyorum. Çünkü birbirlerini çok iyi tanıyorlar ve halen AKP iktidarında bir çok kürt kökenli bakan bulunmaktadır. AKP’den giden yüzed 9 oyun yüzed 6’sı Hadep’e yüzde 3’ü ise MHP ye gitmiştir. Çözüm süreci adı altında terör siyasallaştırılmıştır.
Şimdi bu siyasallaşmanın ve milletin incitilen yüreğinin hesabını AKP vermelidir. Tekrar iktidarda görev alarak hadep le çözüm sürecini sonlandırmalıdır. Kürt meselesinden bu haliyle geriye dönüş, kanaatimce ülkeyi kaosa sürükleyebilecektir.
Bu süreç tamamlanırken de Türk Milletinin kırmızı çizgilerinden kimseye taviz verilmemelidir. Aksi durum karşılanamayacak sıkıntılar doğurabilecek tehlikededir. AKP’nin trübün yönetme siyaseti artık iflas etmiştir. Bir yandan AKP bir yandan Köşk ve kamunun tüm imkanlarının kullanılmasına rağmen vaziyet kurtarılamamıştır.
AKP cemaat kavgasında AKP büyük yara almıştır. Şimdi ne olacak sorusuna cevap hazır koalisyon ve ya erken seçim. Her türlü durumda AKP dönemi giderek bitecek ve kapanacaktır. Bu dönem ve sonraki dönemde ise geçmiş 13 yıl iktidarın hesabı görülecek, hesap kapanacak ve devlet devam edecektir. Bu süre içerisinde kraldan fazla kralcı olan ve kendilerini üstün gören bir takım AKP seçmeni de üzülmesin yeni dönemde destekleyecekleri yeni parti bulacaklardır.
Daha önce öyle olmamış mıdır? Eski Anap ve Doğruyolcular AKP nin içerisinde değillermidir. Önümüzde ki günlerde ne olup biteceğini birlikte göreceğiz. Kişilerin kurumların önüne geçmesi engellenmelidir. Hiç kimse saltanatını ilan edemez. Demokrasiden taviz verilmemelidir.
Bunun için AKP-CHP Hükümeti kurulmalıdır. Böyle geniş tabanlı bir iktidara ülkenin ihtiyacı vardır. Bu koalisyon hükümeti sivil bir anayasa yaparak kuvvetler ayrılığı ilkesi ve üniter yapı korunmalıdır. Cumhuriyetin kazanımları korunmalıdır. Bu hükümetle devlete olan güven ve hukukun üstünlüğü tesis edilmelidir.
Cumhurbaşkanlığı’nın yaptığı işler için yargı denetimi getirilmelidir. Adam kayırma, hırsızlık, yolsuzluk, talan cezalandırılmalıdır. Herkes yaptığının hesabını vermelidir. Bu koalisyon hükümeti siyasi partiler yasasını ve seçim kanunu değiştirerek lider sultasına son vermelidir. Erzincanlılar bu dönem adeta siyasetten uzak kalmışlardır. Umuyorum ki başta İstanbul olmak üzere önümüzde ki dönemlerde hemşerilerin siyaset hayatımızda aktif görev almalarına, hep beraber destek vermeliyiz. Seçim sonuçları hayırlı olsun.