2014 yılını iyisi ile kötüsü ile ölenlerle doğanlarla geride bırakmış bulunuyoruz. 2014’e damgasını vuran, yurt içinde ve yurt dışında önemli olaylar oldu. Yolsuzluk, hırsızlık, talan, yalan iddiaları ile yıla başlandı. Paralel dendi, komplo dendi ancak hepsi lafta kaldı. Operasyonu yapanlar paralel devlet iddiası ile görevlerinden uzaklaştırıldı. Daha önce tutuklanan ve hüküm giyen Genel Kurmay eski Başkanı dahil bir çok paşa serbest bırakıldı. Tutuklu milletvekilleri serbest kaldı. Neler oldu neler… Tüm bunların ardında baş aktör sayılan Tayyip Bey Cumhurbaşkanı seçildi. Hem de ne seçim, CHP ve MHP Genel Başkanları İslamcı kimliğe haiz bir profesörü Cumhurbaşkanı adayı gösterdiler ve kaybettiler. Neler oldu neler…

Tüm bu olanları film şeridi gibi göz önünden geçirin ve bir düşünün! Yahu memlekette neler olmuş? Bütün bunları biz mi yaşadık. Tutuklu paşalar, vekiller, gazeteciler neden bu operasyondan sonra serbest bırakıldılar. Pazarlık mı yapıldı herkesle. Sen beni görme ben seni görmeyeyim anlaşması mı, herkesin kafası karma karışık.  Tarihte eşi benzeri olmayan yüksek miktarda ki paraların hırsızlandığı bu sene mi ortaya çıktı. Peki montajmıydı yayımlananlar? Montaj ise aksi neden ispat edilmedi. Bu kasalar polisler tarafından oraya getirilip kondu ise binaların güvenlik kameralarından bu durum görüntülenmemiş miydi? Tayyip Bey’le oğlu arasında ki kriptolu telefonlardan yapılan görüşmelere ne demeli hakikaten montaj mıydı? Konuşmanın tarafları bu montaj dediler ancak biz böyle bir konuşma yapmadık diye bir açıklama neden yapmadılar. Bütün bunlar herkes tarafından zihinlerde kalan soru işaretleri? Hatta en çok AKP seçmeninin kafasında bunlar yer etti. Sen nereden biliyorsun diyenlere şunu söylemek istiyorum. Konuşun insanlarla sizde anlarsınız. O halde neden oy verdiniz AKP ye veya Tayyip Bey’e diye peşinden sorduğunuzda, verilen cevap herkeste aynı; “kime verelim CHP’yi mi iktidar yapalım, Devlet Bey olduğu müddetçe de MHP’ye asla oy vermeyiz” vatandaş böyle söylüyor, inanmayan çıkıp AKP ye oy verenlerle konuşup dinlesin lütfen…

Milletin kafasında seçimlerden çok daha önemli mevzu var. Evet yolsuzluk çok büyük boyutlarda yapılmış yapılmasına, ancak Fetullah Hoca’ya ne demeli? Hoca efendi acaba dedikleri gibi devletin içerisinde çetemi kurdu. Öyle ise bu çete 30 yıldır var demektir. 80 ihtilalini yapanlar da Hocaya destek verdiler. Onlar Demokrat, Hoca Dindar. Peki nasıl oldu bu iş birliği, yoksa üst akıl dedikleri kim ve ne ise ABD veya İsrail gizli servisleri veya devletleri ise, AKP yide bu üst akıl iş başına getirmiş meşhur BOP projesine eş başkan yapmamış mıydı. Yahu bu nasıl bir iştir. Yani Hoca Efendi çeteci ise siz düne kadar çete mensubumu idiniz. Milletin hakikaten kafası karma karışık. İnlerine gireceğiz denince bir şey olacak sanıldı. İnleri Samanyolu TV  ve Zaman Gazetesi’ miydi. Yani bu çete var ise ortaya çıkartılıp devlet temizlenmelidir. Hırsızlık yapanlarda, yolsuzluk yapanlarda cezalandırılmalıdır. Hırsızlık ve yolsuzlukları çetenin ortaya çıkartması yapılan hırsızlık ve yolsuzluğu haklı mı gösterecek? Bu akıl tutulmasının bedelini kimse ödeyemez.  Nerede olursa olsun pislik temizlenmelidir. Geçen gün İlker Başbuğ paşa bir TV de askerlerin içersin de hainler vardı derken, paralel yapının TSK ya da sızdığını söylemek istedi kafalar karıştı. Zira mevcut Genel Kurmay Başkanımız bu işlere bizi karıştırmayın diye net bir açıklama yapmıştı. Kanaatimce de kimse TSK üzerinden siyaset yapıp oraya leke kondurmaya kalkışmasın. Çünkü TSK Cumhuriyetimizin teminatıdır.

Son günlerde değerli siyasi büyüğümüz Sayın Binali Yıldırım ile ilgili Başbakan Davutoğlu ve Yardımcısı Bülent Arınç tarafından neredeyse sende kimsin babından açıklamalar yapıldı. Sevelim sevmeyelim Binali Bey hükümeti ayakta tutan, çalışan, yatırımlar ve projeler bakanı olarak milletin kafasına nüfus etmiş tek bakandır. Böyle bir kişiye ilk fırsatta neden saldırı da bulundular hepimize çok manalı geldi. Acaba yerlerinden mi korkuyorlar. Nedir bu telaşınız. Millet Davutoğlu’nu tutmadı AKP erimeye başladı. Sizi koltuk korkusumu sardı. Binali Bey’i rakip gördüğünüz için ayak oyunları ile İzmir’e gönderdiniz. Yine aynı ayak oyunları ile elinden başbakanlığı aldınız. Ne oldu şimdi. Cumhurbaşkanı bakanlar kurulu toplantısı yapacağım dedi. Sus pus oldunuz. Buradan şu çıkıyor ortaya, toplumda karşılığınız yok. Varlık nedeniniz eski genel başkanınız. Siz bu yüzden varsanız ve toplumda karşılığı olanlarla rekabet edemeyeceğiniz için belden aşağı vurmaya çalışıyorsunuz. Zira milletvekilliği çok önemli bir sıfattır. Bu sözlerinizden AKP içersin de milletvekilliğinin de ne anlama geldiğini herkes anladı.