“İl: Erzincan
Nüfus: 223 bin 633
Geçim Kaynağı: tarım ve hayvancılık
Erzincan’da tarım ve hayvancılığa dayalı bir sosyo-ekonomik yapı mevcuttur. Erzincan halkı geçimini tarım, hayvancılık ve ticaretle sağlar.”
Şimdi yazın internette arama motorlarına “Erzincan’ın genel bilgileri” diye karşınıza yukarı da yazdıklarım çıkacak.
Erzincan’da hakkın geçim kaynağının tarım ve hayvancılık olduğu her yerde yazarken acaba gerçekten de hakın geçim kaynağı bunlar mı?
Görünen o ki Erzincan’ın şu anki durum hiç de yazıldığı gibi değil.
Kentte bu işlerle uğraşan kaç kişi var. Geçtiğimiz Kurban Bayramı’nda Erzincan’daydım. Kurban bulmak için insanların ne kadar sıkıntı çektiğine şahit oldum. Köylerde besicilik yapan kimse kalmamış durumda. Tarım derseniz
neredeyse yok gibi.
Şimdi bu durumda mı Erzincan tarım ve hayvancılık şehri oluyor. İnsanlar geçimini nasıl sağlıyor, ben anlamış değilim.
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2014 Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması Bölgesel Sonuçları'na göre Erzincan en yoksul üç şehirden biri oldu.
Yani Türkiye bizi konuştu.
Kente yıllarca yapılan yatırımlar da insanımızı yoksul olmaktan kurtaramadı. Ticaret gelişmedi.
Sanayi gelişmedi. Tarım ve hayvancılık can çekişiyor ve Erzincan ise memur kenti olmuş.
Esnaf umudunu yaz aylarında tatilini memkeletinde geçirenlere, kış aylarında ise öğrencilere bağlamış durumda.
Açıkcası Erzincan’ın durumu pekte iç açıcı değil.
Şehir nasıl kalkınır, yoksulluktan nasıl kurtulur, bunları da şehri yönetenler ve siyasiler oturup düşünmeli. Kenti yoksulluktan kurtarız onun hesapını yapmalılar.