Kemaliye’de doğadan toplanan yaklaşık 120 farklı bitkinin karışımıyla hazırlanan “zetrin” baharatı, yüzyıllardır bölge halkı tarafından üretiliyor.
Zahmetli bir üretim süreci gerektiren bu özel karışım, günümüzde yalnızca birkaç köylü aile tarafından yapılmaya devam ediyor.
Munzur Dağı etekleri ve Sarıçiçek Yaylası’ndan toplanan bitkiler, gölge ortamlarda özenle kurutuluyor. Bir yıl boyunca çuvallarda dinlendirilen bitkiler daha sonra harmanlanarak karıştırılıyor. Eskiden taş dibeklerde dövülerek karıştırılan zetrin, artık modern öğütme makineleriyle hazırlanıyor.
Bağışıklığı Güçlendiriyor
Yapılan bir üniversite tezinde, zetrinin içeriğindeki bitki çeşitliliği sayesinde vücut direncini artırıcı özelliklere sahip olduğu tespit edildi.
Bu yönüyle zetrin, yalnızca bir baharat değil; aynı zamanda doğal bir şifa kaynağı olarak görülüyor.
“Dedemden Babama, Babamdan Bana Geçti”
Kemaliye’de yaşayan Osman Birler, ailesinin üç kuşaktır zetrin üretimi yaptığını belirterek şunları söyledi: “Babamdan sonra 20 yıldır zetrin yapıyorum. Doğadan topladığımız bitkileri gölgede kurutup bir yıl bekletiyoruz. Eskiden taş dibekte dövülürdü, şimdi robotla çekiyoruz. Kurutulmuş taş fırın ekmeğini ıslatıp üzerine dökerek yeriz. Pişen yemeğe atılmaz.”
Gastronomi Turizmine Katkı Sağlıyor
Zetrin, yalnızca Erzincan mutfağının değil, Anadolu’nun bitkisel mirasının da önemli bir temsilcisi olarak gösteriliyor.
Yöresel pazarlar ve gastronomi festivallerinde tanıtımı yapılan bu geleneksel lezzet, hem yerel üreticiye ekonomik katkı sağlıyor hem de doğal ürün meraklılarının ilgisini çekiyor.
Asırlık Lezzet Korunuyor
Bugün yalnızca az sayıda üreticinin sürdürdüğü zetrin geleneği, nesilden nesile aktarılarak yaşatılıyor.
Hem kültürel miras hem de doğal bir sağlık kaynağı olarak görülen bu özel baharat, Erzincan’ın zengin doğasının ve üretim kültürünün simgelerinden biri olmaya devam ediyor.