Başbakan Binali Yıldırım Erzincan Kültür Eğitim Vakfı’nın hayır, hasenatla anılacağını ve bu vakıfta ticarete ve ihanete geçit verilmeyeceğini söyledi.

Erzincan Kültür Eğitim Vakfı’nın Ümraniye’de düzenlenen burs toplantısına katılan Başbakan Binali Yıldırım, 1993 yılında kurulan vakfın önemine dikkat çekti.

Burada hayır, hasenat var

Erzincan Kültür Eğitim Vakfı’nın burs toplantısında katılan Başbakan Binali Yıldırım, Vakfı'nın önemine değinerek, “Bu vakıf hep hizmet, ibadet, hayır hasenatta kalacak. Ticarete ihanete bu vakıfta geçit yok. Her şey apaçık olacak, saydam olacak. 'Allah rızası için gençlerimize, geleceğe yatırım yapmak istiyorum' diyenler burada birbiriyle yarışır. Böyle vakıflar için can kurban. Başımın gözümüzün üstünde yeri var.

Başbakan Yılıdırım, “Ama 'Dinimiz yükselsin, gençlerimiz memleket sevenler yetişsin, dinini, diyanetini öğrensin' diye para verenlerin, paralarını toplayıp yurt dışında senatörlerin seçimlerinde, lobi kuruluşlarının faaliyetlerinde, ülkelerde rejimlere ayar vermeye harcayan alçaklara, teröristlere verilecek kör kuruşumuz yok. Verdiğiniz her kuruşun da vatandaşlarımızın verdiği her kuruşun da fitil fitil burunlarından getireceğiz, geri alacağız. Almaya da başladık" dedi.

Masum diyenleri gördük
Başbakan Binali Yıldırım, “Bu işin ticaretini yapan, yaptığı ticaretle ihanet yapan, darbeyi yapmaya kalkışanlar asla ve asla kimse bunları masum diye savunmasın. Bunlara masum diyenleri gördük. Darbe gecesi dost bildiğimiz birçok ülke bu darbenin neden başarısız olduğunu anlatmaya çalıştılar. Çünkü onlara o kadar teminat verilmiş ki 'Darbe olacak. Tayyip Erdoğan gelecek. AK Parti iktidardan düşürülecek. Biz de bölgedeki projelerimizi engelsiz uygulayacağız.' Teminat verilmiş. Nereden anlıyoruz? Darbeden sonra adamlar şaşkın. 'Ya bize böyle denmemişti. Ne oldu? Hesap tutmadı. Bir yerde bir yanlış var.' Lafı ileri de götürdüler. 'Bir daha darbe yaparken 10 tane altın kural var. Bunlara dikkat edin.' diye tavsiyelerde de bulundular. Bütün bunlar ortadayken bakıyorsunuz içeride bazı siyasi partiler darbeyi bıraktılar, unuttular. Sanki darbe yok. 'Filanca niye açığa alındı, filanca niye soruşturuldu, neden tutuklandı?' Başladılar avukatlık yapmaya. Kimse kusura bakmasın. Bu millet uçurumun kenarından dönmüştür. 241 şehidin, 2 bin 194 gazinin hesabını sormak boynumuzun borcudur. Kimse 15 Temmuz'u unutturmaya çalışmasın. 15 Temmuz Türkiye'nin ikinci kurtuluş mücadelesinin zaferle sonuçlandığı günün adıdır” şeklinde konuştu.