Son zamanlarda yazılı ve görsel basında bazı toplum bilimciler ve sosyologlar bireysel davranışlardan yola çıkarak toplum üzerinde bir tespit yapmaya çalışıyorlar ve paranoya bir toplum olduk diye değerlendirmeler yapabiliyorlar. Merak edip konu hakkında fikir sahibi olmak istedik. Toplumun paranoyak olması ne anlam içeriyor. Nedir bu paranoya hali diye kısaca bir araştırma yaptık ve uzmanların nasıl tarif ettiğini inceledik. Bir çok kaynakta Paranoyanın, karmaşık bir ruhsal hastalık olarak tanımlandığını gördük.  Bireysel olarak belirgin davranış biçimleri olan bu halin hangi özelliklerin, Toplumbilimcilere paranoya bir toplum haline geldik değerlendirmesi yaptırdığı konusunda kanaatimizce kısaca bir değerlendirmede biz yaptık. Paranoya hastası olan bir kişide görülen aşağıda sıraladığımız bazı hastalık belirtilerinin topluma uyarlamasını yapmaya çalıştık. Şimdi kısaca bu belirtileri ve toplumdaki yansıma şekillerini inceleyelim.

 En çarpıcı belirtileri hezeyanlardır. Paranoyak kişi başkalarının kendisine haksızlık yaptığına, eziyet ettiğine inanır. Hasta, olmayan sesler işitebilir. Günlük olaylara, rastlantılara, başkalarının sıradan hareketlerine, kendine ilişkin olağanüstü anlamlar verir. Paranoyanın temelinde kuruntu olması lazımdır. Diye sıralanmış belirtiler.

Bunları okuyunca Paranoya bir toplum olduk yaftası yapıştırılarak, ruh hastası muamelesi yapılan vatandaşa haksızlık mı yapılıyor demekten alıkoyamadık kendimizi.

Şimdi işçi, memur, köylü, esnaf aslında emeği karşılığı hakkını alıyor, asgari geçim standardını sağlayabiliyor, işsiz kalma veya iflas etme ihtimali yok. Evinin her ihtiyacını karşılayabiliyor. Geleceği güven altında. Aslında sıkıntı yapacak, endişe duyacak hiçbir konu yok. Ferah bir ortam var. Daha iyisi can sağlığı, vatandaş, kendi kendine sıkıntı aramakta, kendine eziyet edildiğini, hakkının yenildiğini düşünerek paranoya belirtileri göstermekte ve boşuna kaygılanmakta denilebilir mi. Hakkı olan kazancı sağlıyor ama hakkının yendiğini düşünüyor, işi var ama kaybetme tehlikesi var zannediyor, evinin her ihtiyacını karşılayabiliyor ama farkında değil. Ne yazıktır ki vatandaş hasta mı denecek. Hastadır denebilir ise biz de acil şifalar dilemekten başka bir şey söyleyemeyiz.

Paranoya hastası, olmayan sesler işitir diyorlar.

Şimdi ülke sükunet içinde. Vatandaş durumundan çok memnun. Ülkede açım diyen yok, işsizim diyen yok, borcum var diyen yok, batıyorum diyen yok, bu gün bana yarın sana duyarlı ol diyen yok. Ama toplum bunlara benzer sesler işittiğini zannediyor. Ne yaparsınız toplum paranoya hastası.

Bu ülkenin resmi dilini tartışmak isteyen yok, bölünmez bütünlüğe kast etmeğe çalışan yok, terörist başının içerden dışarıya demeçler verme durumu yok ama nedense vatandaşa varmış gibi geliyor. Vatandaşın aracının yakılma ihtimali yok, özellikle güneydoğuda vatandaşlarımızın ev ve işyerlerinin saldırıya uğrama, taşlanma ihtimali hiç yok. Buna rağmen vatandaşın iki eli yüreğinde bekliyor. Bir günü kazasız belasız bitirince çok şükür bu günü de kurtardık diyor. Hasta işte vatandaş, ne yapabiliriz.

Paranoya hastası; günlük olaylara, rastlantılara, başkalarının sıradan hareketlerine, kendine ilişkin olağanüstü anlamlar verir, sokaklarda, rastlantı sonucu birbirine benzer insanlar görse, izlendiği kanısına kapılabilir deniyor.

Şimdi ülkede her gün birinin telefonunun veya bulunduğu ortamın dinlenmesi gibi bir durum yok. Ama gel gelelim vatandaş hep dinlendiği kaygısı yaşıyor. Telefon hatları teknik olarak hata sinyali verse dahi hattına girildiğini düşünüyor. Gerim gerim geriliyor.
Kimse izlenmiyor ama yolda insanlar kendi gölgesinden korkuyor. Yoldan geçen araçlar durdurulmuyor, sorgulanmıyor, kimi izliyordunuz denmiyor. Ancak vatandaş izlendiğini düşünüyor. Ne bela hastalıktır bu. Şifalar diliyoruz.

Paranoyak kişi çoğunlukla korkak, kafası karışık ve sinirli olur diyorlar.

Sağda solda terör evleri yok. Patlayıcı imal eden yok. Canlı bomba tehdidi yok. Güvenlik güçlerinin o evleri basıp silahlı çatışmaya girme ihtimali yok. Ama toplum komşusunun bir terörist olma ihtimali olduğunu düşünüyor ve yan dairenin bir terör evi olarak kullanıldığını zannediyor, korkuyor, kaygılanıyor. Kafası çok karışık vatandaşın çok. Komşuluk yapıp bir tas çorbayı paylaşsam diyor ama ya terörist ise diyerek vazgeçiyor. Çok hastayız çok.

Şimdi tekrar bir oturup düşünelim. Ülkede huzur, refah, güven ortamı var buna rağmen vatandaş huzursuz, asabi, şüpheci, kuruntulu ise bu tanımlamalara göre doğrudur vatandaş paranoya hastasıdır. Ama ülkede huzur, refah, güven ortamı yok ise bu yokluğa rağmen bu ortamın olduğunu zanneden var ise, onlar panoya halinde  değimlidir.

Hasta olan kim olursa olsun, hastalığı ne olursa olsun onları Türk hekimlerine emanet ediyoruz. Acil şifalar diliyoruz.