Otlukbeli'nin bilinen tarihi M.Ö. 2000 yıllarında başlar.
Otlukbeli, Bayburt’ta 52, Tercan’a 67, Çayırlı’ya 37 Erzincan'a 148, Trabzon'a 240 , Erzurum'a 158 ,Gümüşhane'ye 140 kilometre uzaklıktadır da aldığı belediye hizmetinin rezaletini yaşar.
Bu ülke çok çekmiştir seçmenini satan soytarılardan...
Düşünsenizse seçim arefelerinde milletvekili, belediye başkanı ve muhtar adayları ev ev, meydan meydan dolaşırlar...
Türkiye’yi sanki yeniden yıkıp yaparlar...
Seçmene Sezen Aksu’nun şarkısı gibi O’nu alma beni al” gibi tuttururlar...
Ev sohbetlerinde rakip partinin ya da adaylarının alınlarına olmaz iki kara lekeler çalarlar...
Ucuz adamdırlar bu tipler...
Yalakadır...
En kötüsü de dönektirler...
Bir bakmışsın bir anda sandıkta partisine şansına oy vermiş seçmenini bir satmışlardır...
İşte Türkiye bu tür ip cambazlarından çok çekmiştir...
Oyunu o partiye vermiştir...
O partiden seçilen secmenin oyu ile birlekte bir başka partiye geçmiştir...
Mevzu bu değil.
Mevzu Otlukbeli...
Orada bir belediye başkanı var...
Adı Abdullah Altundal...
Bu adam Türkiyemizin bir ilki eyi mi...
Otlukbeli’nin tarihi bilmeyen...
Bilmediği için de ilçeyi 2011 yıllarına taşıyamayan bir zati unsur...
2009 yerel seçimlerinde partisi Saadet’ten ağzından dualar eksik olmadan ev ev, esnaf esnaf dolaştı...
Tüm parti adaylarını yerden yere vurdu...
“Otlubeli için ben ve partim” dedi başka da bir şey söylemedi...
Aslında Saadet’te pek de sevilen bir adam değildi.
Ama seçmen rahmetli Necmettin Erbakan’ın partisinin adayı diye sandığa koşup oy verdi....
Verilen oylar bu Abdullah’ı belediye başkanlığı koltuğuna oturttu...
Abdullah bir süre ortalığın durulmasını. bekledi.
“Hele şu seçim yangını biraz sönsün” dedi...
Sinsi planı Saadet’i bırakıp bir başka partiye tüymekti...
Yani seçmenini açıkcasına satmaktı...
Bu Abdullah Saadet’ten seçildi.
Şimdi ise kendisine oy mermemiş seçmenin partisinin belediye başkanıdır...
Diyorlar ki Abdullah şimdi Otkulbeli’nin cadde ve sokaklarına çıktığında kendisine oy verenlere sırtını dönüyor.
Oy vermeyen yeni partisinin seçmenine ise “işte seçmen böyle satılır dersi” veriyor...
Otlukbeli'nin bilinen tarihi M.Ö. 2000 yıllarında başlar.
Ama Otlubeli’de belediye hizmetlerinin zerresi bile olmadığından maliyeti 100 lira bile olmayan bir internet sitesi bile yoktur...
Acaba bizim Abdullah “Site olursa seçmeni sattığım anlaşır” korkuları mı yaşamaktadır...
xxx
Ben bir gün bu gazeteden kovulurum biliyor musunuz...
Beni tekme tokat kapı dışarı ederler de sizin ruhunuz bile duymaz...
Van’da toprak ana üzerindekileri attı savurdu...
Canlar sağa sola, öne arkaya savruldu...
14 günlük bebeler ağızlarında emzikle öldü...
Onlarca genç öğretmenin hayallari hırsızların yaptığı binaların enkazı altında kaldı...
Şimdi
Sayınları...
Zatı-muhteremleri.
Başkanım’ları
Sayın Valim’leri
Bir kenera itekleyelim...
Hayla-huyla zaman da öldürmeyelim...
Erzincan deprem şehri değil mi?
“He” dediğinizi duyar gibi oldum...
O zaman diyeceğim şudur ki sizlere...
Belediye başkanlığınız...
Valiliğiniz...
Allah geçinden versin Erzincan’da bir deprem olduğunda ortaya çıkacak....
Aha da buraya yazıyorum...
Ağzınıza mikrofon tutulduğunda...
Kem-küm yok ha.
İmza Halit Çelik